- Öncelikle salatalara eklediğiniz soslara dikkat! Sağlıklı bir şeyler yediğinizi düşünürken, eklediğiniz soslarla salatanızı bir kalori bombasına dönüştürebilirsiniz. Limon ve zeytinyağı benim vazgeçilmezimdir!
-
Katılacağınız davetlerde eğer kalorili şeyler yiyeceğinizi biliyorsanız önceki ve sonraki öğünleri hafif geçirmek günü kurtaracak bir yöntemdir.
-
Alkol ve asitli içeceklerden uzak durmak, ödem yani şişkinlik yapacağı için tartıda bizi yanıltır, uzak durmak oldukça önemli!
-
Akşam yemeğinden sonraki atıştırmalıklardan uzak durmak gerek!
-
Su içme alışkanlığını edinmemiz şart, günde 2-2.5 litre içelim.
-
Üzüntülü ve sıkıntılı anlarınızda buzdolabına koşmayın. Böyle durumlarda verdiğiniz emeği ve o aldığınız kalorileri yine sizin yakacağınızı düşünün.
-
Çiğneyerek, küçük lokmalar halinde, yavaş ve arada sırada çatalı kaşığı elinizden bırakarak yemenin hızlı yemeğe göre daha az kalori sağladığını unutmayın.
-
Televizyon karşısında veya bir şeyler okurken sürekli atıştırmamaya çalışın.
-
Dışarıda yediğiniz sağlıklı yiyeceklerin yanındaki patates kızartması, ketçap, mayonez gibi gıdaları yeşilliklerle değiştirin.
-
Porsiyonları dengeleyin.
-
Ara öğün tüketin.
-
Diyet ve egzersiz birbirinden ayrılamaz bir ikilidir. Her gün en az 1 saat yürüyün.
-
Yemek günlüğü tutun.
Merhabalar, öncelikle hepinize fit ve sağlıklı günler diliyorum. Bu yazımda sizlere sindirim sistemi rahatsızlıkları için beslenme önerileri hakkında bahsetmek istiyorum. En sık karşımıza çıkanlar olarak reflü, diyare ve konstipasyonu (kabızlık) ele aldım. Bildiğiniz üzere sindirim sistemi vücudumuz için oldukça önemli yer tutar.
Peki sindirim nedir?
Sindirim besinlerin ağıza alınmasıyla başlar ve kalınbağırsağa kadar devam eden bir süreçtir. Bu süreçte görev yapan organlar bizim için önemlidir. (Özafagus,mide,bağırsaklar..) Özafagusta en sık rastladığımız problem REFLÜDÜR. Reflüde beslenmemize dikkat edersek karşılaştığımız problemleri en aza indirebiliriz.
Reflü nedir?
Kısaca özetleyecek olursak mide asitinin yemek borusuna kaçması, yükselmesi. Nedenleri aşırı kilo (yağlanmanın mideye yaptığı baskı), alkol, baharat kullanımı, çikolata, acı ve ekşi soslar…
Reflü belirtileri nelerdir?
Ağıza acı, ekşi sıvı gelmesi, boğazda yanma, yutma güçlüğü vb sorunlar..
EĞER REFLÜMÜZ VARSA NASIL BESLENMELİYİZ?
Reflü hastalığı ile karşı karşıyaysak en yakın zaman içerisinde kilomuzu ideal kilo aralığına çekmeliyiz. Gün içerisinde tükettiğimiz besinler az yağlı, çok proteinli olmalıdır. Koyu kahve, soğan, kükürtlü sebzeler (karnabahar, brokoli, lahana…), çay ve çikolata gibi besinlerin kullanımı sınırlandırılmalıdır.
Çok soğuk ve çok sıcak besinler tüketmemeli ve beslenme sıklığımızı iki saatte bir şeklinde ayarlamalıyız. En önemlisi bizi hangi besinler daha çok rahatsız ediyor? sorusu cevaplanmalı ve buna göre kendimize yol çizmeliyiz.
DİYARE VE KONSTİPASYON SORUNUMUZ VARSA NASIL BESLENMELİYİZ?
Bağırsak hastalıkları oldukça yaygındır ve çok sık karşımıza çıkar. En sık karşılaştığımız DİYARE ( halk arasında ishal) ve KONSTİPASYON (halk arasında kabızlık)’dır.
İshal tedavisi için halk arasında birçok tedavi geliştirilmiş fakat hangisi doğru hangisi yanlış olduğunu bilmediğimiz için mutlaka bir uzmana danışılmalıdır. Çünkü ishal önemsenmeyen bir rahatsızlık olsada aslında çok tehlikelidir ve ölümle bile sonuçlanabilir.
DİYAREDE BESLENME NASIL OLMALIDIR?
Eğer ki ishal olduysak vücudumuzdan tuz ve su kaybı olduğunu unutmayalım. Bu nedenle kaybettiğimiz tuz ve suyun karşılanması gerekir. Eğer ki ihtiyacımız olanı karşılayamazsak kendimizi halsiz ve enerjisi düşük hissederiz.
Kaybettiğimiz enerji ve besin ögesi gereksinimlerini karşılamalıyız. Posa bağırsak hareketlerini arttırdığı için beslenmemizde az posalı az yağlı diyetlere yer vermeliyiz. Meyveleri kabuksuz olarak tüketmemiz çok önemlidir. Ayran, yoğurt (kaybettiğimiz mineralleri yerine koymamız için harika bir kaynaktır.) pirinç lapası, haşlanmış patates tüketilebilir.
KABIZLIKTA BESLENME NASIL OLMALIDIR?
Eğer ki kabızlık probleminiz varsa her gün mutlaka en az 2 litre su almaya özen göstermelisiniz. Bol posalı yiyecekler tüketilmeli, bağırsak hareketimizi arttırıcı besinler tüketilmelidir. Gün içerisinde meyve tüketimizi kuru kayısı, erik marmelatları ile değiştirebilirsiniz. Beslenmenizde mutlaka kefir ve probiyotik besinlere yer vermelisiniz.
Sindirim sistemi rahatsızlıkları için önerilerimizi bu şekilde özetleyebiliriz. Bir daha ki beslenme ile ilgili yazılarımda görüşmek üzere, sevgiyle kalın 🙂 Sorularınız ve merak ettikleriniz için yorum bırakmayı ve bizi takip etmeyi unutmayın…
Günde Bir Elma
Günde bir elma, sağlık açısından bize ne katar? Obezite ile mücadelemizde etki eder mi? Yemekten önce mi yoksa sonra mı tüketilmeli? “Her şeyin dengelisi yeğdir. İnsanın da…”
“Yedikleriniz ne ise o’sunuz” cümlesine ben de yaklaşık dört sene önce yazılarımda yer vermiştim. Benden önce de benden sonra da etkisi artarak devam eden dengeli beslenme ve neyi yediğimizin önemi giderek popüler oluyor; oldu da.
Yüzlerce belki daha fazla sayıda çalışmalar, sadece besinlerin ve fiziksel egzersizlerin insan sağlığına etkilerini incelemek üzere kurgulanıyor. Günümüz medyasının da üzerinde fazlasıyla vakit geçirdiği ve büyük ilgi toplayan konularından biri; hatta zirvede olanı. Konu oldukça önemli ve değerli. Hak ettiğini veremiyoruz o ayrı tabi.
Obezite, diyabet, kalp krizi, inme gibi konularda ilginç çalışmalarda yapılıyor ve hiç beklenmedik ya da beklenilenin üzerinde sonuçların ortaya çıktığı gözleniyor. Bu tür çalışmaları okumak hatta eleştirel tarzda incelemek inanılmaz zevkli. Çalışmayı tüm yönleriyle ele aldığımızda farklı sonuçlar ortaya çıkabiliyor. Eksiğiyle, fazlasıyla ortaya koymak gerek bu tür çalışmaları.
Çok iyi bildiğimiz bir şey var. Hiçbir limit sınırı tanımaksızın sigara, alkol gibi zararlı alışkanlıklardan uzak durarak ve fiziksel egzersiz, sağlıklı- dengeli beslenmeden ödün vermeyerek; kalp krizi, inme gibi ölümcül hastalıklardan korunmanın en büyük kısmı tamamlanmış oluyor. Çünkü bu tür davranış biçimleri, korunmanın can damarını oluşturuyor.

Öyle çalışmalar var ki, yaptıkları hataları nedeniyle sinirlenmemek mümkün değil ve öyle çalışmalar gördüm ki aradığım makale bu işte dediğim. Sayısız… En son incelediğim ve ‘’işte bu’’ dediğim makaleye gelelim;
Functional Foods isimli tıp dergisinde yayınlanan bir araştırma; kalp-damar hastalıklarını önleyebilmenin yollarından birinin, günde bir elma yemek olduğunu gösteriyor. İlginç bir çalışma olduğundan bahsetmiştim.
Bahsettiğim çalışma, Ohio State Üniversitesi uzmanları tarafından gerçekleştiriliyor. Ekibin başında ‘’Shi Zhao’’ bulunuyor. Yaptıkları çalışmanın en etkileyici yönünü ‘’40-60 yaşlarındaki sağlıklı insanların 4 hafta süreyle, günde 1 elma yiyerek ‘okside LDL kolesterolün %40 kadar azaldığının tespit edilmesi.’’ oluyor.
Kalp-damar hastalıklarının sebeplerine baktığımızda, sayısız etkenin rol oynadığını görüyoruz. Hatta bunların bir kısmının magazin gündemini oluşturduğu görülüyor. Asıl sebep olarak onlarca risk etmenlerinin sonucu ortaya çıkan ateroskleroz ve bunun da tetiklediği inme, kalp krizi gibi hastalıklar.
Araştırmada denekler üç gruba ayrılıyor. 16 kişiden oluşan ilk gruba günde bir adet kırmızı elma yemesi söyleniyor, ikinci gruptaki 17 kişiye de ‘polifenol’ kapsülleri alması söylenirken üçüncü gruptaki 18 kişiye de ‘plasebo’ veriliyor. Polifenoller günümüzde birçok meyve-sebzede bulunan antioksidan etkili bir madde.
4.haftanın sonunda yapılan kan analizlerinde ‘kırmızı elma’ yiyenlerde ve polifenol kapsülleri alanlarda ‘low-density lipoprotein/beta2-glycoprotein I complex (oxLDL-β2GPI)’ın belirgin şekilde azaldığı ancak plasebo alanlarda herhangi bir değişiklik olmadığı gözleniyor. Bu da, günde tek bir elma yemenin bile ne derece etkili olduğunu gösteriyor bize. Özellikle kırmızı elma yiyenlerdeki kolesterol azalması, polifenol alan gruba kıyasla daha önemli derecede.
Plifenollerin bu rolünün oldukça etkili olduğu bilinmesine rağmen; elmaya oranla daha az etkide bulunmasının sebebini uzmanlar, elmanın içeriğindeki diğer maddelerden kaynaklı olabileceğini söylüyorlar.
Araştırma çok az kişi üzerinde yapılıyor; oysa bu tür çalışmalarda çok sayıda deneğe ulaşmak oldukça kolaydır. Bu, çalışmanın olumsuz yanlarından biri. Çeşitli kuruluşlar tarafından, özellikle de elma üreticileri tarafından destek görmesi de sonucu etkilemiş olabilir.
Ayrıca kontrol grubunun kontrolü yansıtmada yetersiz kalma riskini de göz önünde bulundurmak gerekir. Çok sayıda etkileşim sonucu artması beklenilen kolesterolün, sadece 3-5 etkileyicinin ön planda tutularak yapılan araştırmaların yanlış sonuç vermesi de bir olasılık tabi. Ancak iyi bir dergide yayınlanmış bir çalışmadan bahsettiğimi unutmamak gerekir.
Yılda 8 bin 500 ölüm önlenebilir
İngiltere’ de yapılan ve kısa adı BMJ olan tıp dergisinde yayınlanan yeni bir araştırma, 50 yaşın üzerindeki herkese 1 elma verilmesi durumunda; ülkede her sene kalp krizi ve felçlere bağlı 8 bin 500 ölümün önlenebileceğini gösteriyor. Saygın bir dergi, basit bir önlem ve binlerce kişinin hayatının kurtarılması…
Oxford Üniversitesi uzmanlarının hesaplarına göre bu sayı, yılda 12 bin insanın sadece bu sebeple hayatını kurtarmak anlamına geliyor. Bu risklerin aynısı diyabet için de risk faktörü olduğu için birini önlemede ne kadar başarılı olabilirsek diğeriyle de mücadele etmemiz o derece kolay olacaktır.
Elma verilen grupta; statin alan gruba kıyasla kas zafiyatı, kas erimesi, böbrek yetmezliği ve diyabet gelişimi riski daha az oranda görülüyor. Statin kullanılmadığı için 1.200 kişide kas zafiyeti, 200 kişide kas erimesi ve böbrek yetersizliği ile 12 bin 300 kişide diyabet gelişmesi de önlenmiş oluyor.
Sonuç olarak;
- Kolesterolde ilaç kullanımın etkisini tartışma yetkisini şimdilik kendimde görmüyorum ancak hiçbir ilaç şirketi tarafından dikta edilen yöntemlerin pek başarılı olmadığı konusunda bir yığın yeni çalışma var. Bunları önemsemek gerek.
- Kalp krizi, diyabet gibi hastalıkların altında çok sayıda etken yer almaktadır ve bunları ‘’sadece…’’ gibi tedavi yöntemleri ile önlemek veya tedavi etmek pek mümkün görünmüyor.
- Tabi tüm bu sonuçlar kullandığınız tüm ilaçlarınızı çöpe atın ve tüm gücünüzle elmaya güvenin anlamına gelmiyor.
- Ancak günde 1 elmanın önemini de çok küçümsemeyin.
Referanslar:
1.) www.sciencedirect.com/science/article/pii/S1756464612001363
2.) http://www.cbsnews.com/news/apple-a-day-may-keep-heart-attacks-stroke-at-bay/
3.) www.bmj.com/content/347/bmj.f7267
4.) www.dailymail.co.uk/health/article-36536/Apples-fight-heart-disease-cancer-strokes.html
5.) www.drmurataksoy.co/2016/01/gunde-bir-elma-ile-kalp-damar-sagliginizi-koruyun/