Kategoriler
Obezite ve Yemek Sağlıklı Yaşam Haberleri

Yumurta Aklandı (Yumurta ve Kolesterol)

Yumurtanın sağlık açısından bir zararı olmadığı hatta faydalı olduğu ispatlandı. Bir başka deyişle, yumurta aklandı. Amerika’nın en büyük gazetelerinden olan Washington Post’ta yayınlanan bir makaleye göre, yumurta ile kolesterol yüksekliği arasında bir bağlantı tespit edilemedi. Böylelikle yumurta ve kolesterol ilişkisi, ayrıca yumurta kolesterolü artırır mı, kolesterol hastaları yumurta yiyebilir mi gibi sorular da yanıtını bulmuş oldu. Yeni diyet kılavuzlarında yumurtanın kolesterol yükselttiği uyarısı kaldırıldı.


Eski Görüş: Kolesterol alımı günlük 300 miligram ile sınırlandırılmalı
Yeni Görüşü: Kolesterol alımında herhangi bir limit yok, fakat bu değişiklik sağlıklı beslenme alışkanlığı kazanma sürecinde, kolesterole yönelik yeme kalıplarının önemli olmadığı anlamına gelmez. Kişiler, düşük kolesterollü yiyecekler tüketmeyi tercih etmelidir.
yumurta_ve_kolestrol-1


1961’den bu yana Amerika’da var olan kolesterol uyarıları, yumurta gibi bazı besinlerin tüketim alışkanlıklarında değişikliklerin ortaya çıkmasına neden olmuştur. Fakat bu konudaki bilimsel düşünceler geliştirilmiş ve kolesterol ile ilgili yeni görüşler ortaya atılmıştır.
Günümüzde, beslenme uzmanları, sağlıklı yetişkinlerde yüksek kolesterole sahip gıda tüketiminin, kolesterol seviyesine ya da kalp krizi riskinin artışına önemli ölçüde bir etkisi olmadığını tespit ettiler.  Diğer yandan diyabet gibi sağlık sorunları olan kişilerin, kolesterol yönünden zengin gıdalardan kaçınmaya devam etmesi gerekir.
Bu konuda, hükümetin kolesterole yönelik beslenme kuralları doğrultusunda duruşu, kolesterolü tek başına bir sorun olarak tanımlamayan diğer ülkelerle paralel bir şekilde aynı doğrultuda olmaktadır. Ancak, kandaki kötü kolesterol seviyesi hakkında yetkililer tarafından yapılan uyarıların, kalp krizi ile karıştırılmaması gerekir. Uzmanlar, kolesterol açısından daha önce tanımlanan sert sınırın kaldırılmasının, kolesterol yüklü gıdaları tüketmeye yönelik yeşil ışık yakmadığını vurgulamaktadır.

Kolesterol Oluşumunda Yumurta Masum

yumurta_ve_kolestrol-3Geçmiş dönemlerde yumurtanın kolesterolü yükselttiği, bu nedenle mümkün olduğunca tüketiminden kaçınılması gerektiği savunulmuş, bu noktada kişiler bu besinin tüketimini büyük ölçüde azaltma yoluna gitmiştir.

Vücut yapısı ve kolesterol düzeyi üzerine yapılan araştırmalar sonucunda ise bu görüşün doğru olmadığı ortaya çıkmış olup, yumurtanın sanıldığının aksine kolesterol düzeyini yükseltmek ve buna bağlı hastalık oluşumunu tetiklemek gibi bir etkisi olmadığı belirlenmiştir.

Diğer yandan yüksek kolesterole sahip kişilerin yumurta tüketimini azaltmalarının kolesterolü düşürmeye etkisi olmadığı da yine araştırmalarla desteklenen bulgular arasında yer almaktadır.
Yumurta ve kolesterol ilişkisi doğrultusunda yapılan araştırmaları inceleyen bilim adamları, haftada 3 taneden fazla yumurta tüketiminin zararlı olduğuna dair yaygın yanlış kanının halen devam ettiğini gözlemlemiştir. Bu kanının, eski moda bir görüş olduğunu savunan uzmanlar, yumurtanın vücut açısından pek çok yararı olduğunu ve protein desteği sağladığını ifade etmişlerdir.
Yanı sıra kolesterol oluşumunda doymuş yağ tüketiminin sağlık risklerini ortaya çıkarmasının çok daha yüksek bir olasılık taşıdığı da, bilim adamları ve beslenme otoriteleri tarafından savunulan bir görüş haline gelmiştir. Bu anlamda, yumurta tüketiminin azaltılması değil, tam tersine doğanın sunduğu bu besleyici ve sağlıklı gıdanın sağlıklı beslenme düzenine mutlaka dâhil edilmesi vücudun doğru gelişimi açısından gerekli ve faydalı olacaktır.

Yüksek Kolesterolü Kontrol Altına Almak Mümkün

yumurta_ve_kolestrol-2Kolesterol düzeyleri ile yapılan raporda, Amerikan Kardiyoloji Üniversitesi Başkanı Kim Allan Williams, bireylerin kolesterolü gıdalardan almaya gerek duymadığını, bu doğrultuda, sağlıklı yeme alışkanlıkları ile kolesterol ve doymuş yağ alımını mümkün olduğunca azaltmaları gerektiğini söylemektedir. William, Amerikalılara yönelik bu tavsiyelerin meyve, sebze ve tüm tahıllar gibi daha az işlenmiş gıda tüketiminin yapılması yönünde olduğunu ve bu yönde, şeker ve yağ tüketiminin daha doğal olarak yetiştirilmiş meyve, sebze ve tahıl ürünleriyle yer değiştirilmesi gerektiğini açıklamıştır.
Benzer şekilde, yüksek kolesterolün kontrolü noktasında İngiliz Kalp Vakfı uzmanları da yağ oranı yüksek et ürünleri, tam yağlı süt, kek, pasta vb. doymuş yağ açısından zengin içeriğe sahip yiyeceklerin tüketiminin azaltılmasını önermektedir.
Federal Hükümet tarafından yayımlanan ve her 5 yılda bir güncellenen Amerikalılar için etkili diyet kuralları arasında; doymuş yağlar, kırmızı et, kafein ve tuz bu konuda özellikle üzerinde durulan ve hassasiyet gösterilen gıdalar olmuştur.
Bu kurallar, okul öğle yemeklerinden, en çok satılan kitaplarda yer alan diyet listelerine kadar her yerde geçerli olurken, son yıllarda, bilim adamları bu tek kalıp kuralları sorgulamaya başlamıştır. Vücut gelişimi ve büyümesi üzerine yapılan bir araştırma, kişilerin genetik yapısı ve mikrobiyomlarınının (kişinin vücudu üzerinde ya da içinde yaşayan ve kişiye özgü organizmalar), yiyeceklerin vücudu nasıl etkileyeceği açısından kilit bir rol üstlendiği ve bu etkinin kişiden kişiye değişim gösterebileceği teorisini desteklemektedir. Bu çalışma, diyet konusunda, bazı bilim adamları tarafından beslenme biliminin geleceği olarak görülen daha kişiselleştirilmiş bir diyet yaklaşımını desteklemektedir.
yumurta_ve_kolestrol-4Yüksek kolesterolün en bilinen ve riskli etkilerinden birisi olarak görülen kalp hastalığı ve kalp krizi riskini azaltmak için sağlıklı ve düzenli bir beslenme planının olması gerekir. Diğer yandan bu sağlık sorunlarının sadece üçte biri kolesterol kaynaklı olarak ortaya çıkmaktadır. Sigara ve alkol tüketimi, obezite ve şişmanlık ve hareketsiz yaşam ise kalp üzerinde oldukça ciddi risklere neden olan faktörler arasında yer almaktadır.
Kaynak: https://www.washingtonpost.com/

Kategoriler
Foto Galeri Geniş Slayt Sağlıklı Yaşam Haberleri

Kardiyologların Reddettiği 15 Yiyecek

Kardiyologların reddettiği 15 yiyecek yazımızda, yurtdışında yapılmış bir araştırmanın detaylarını sizler ile paylaşacağız. Kardiyologlar kalp hastalıkları ve kalp hastalıklarına yol açan yiyecekler konusunda sürekli araştırma içindeler, dolayısıyla son yayınları da takip etmektedirler. Bu konuda en doğru bilgiye, kalp doktorlarının davranışlarına göz atarak ulaşabiliriz.
Kalp doktorlarının yemeyi reddettiği 15 yiyecek neler?


Kardiyologlar da herkes gibi aynı şekil ve boyutta insanlar olmasına rağmen, bir farkları var. Onlar, vücutları ve vücudun en önemli organı olan kalp hakkında, olumlu ve olumsuz faktörler ve bu faktörlerin etkileri konusunda daha bilinçli ve farkındalık sahibiler. Bu farkındalık doğrultusunda, kardiyologlar, sadece diyet yapmanın kalp krizi riskini azaltmayacağı görüşünü savunmaktalar.

 
kardiyologlarin_reddettigi_yiyecekler-5
Northwestern Üniversitesi Tıp Fakültesi Kardiyoloji Bölümü Şefi Dr. Clyde W. Yancy’a göre; sağlıklı gıdalar tüketirken, diğer yandan sigara içiyorsanız ve fiziksel olarak aktif değilseniz, konjestif kalp yetmezliğine yakalanma konusunda daha az riskli olmazsınız.
Amerika’da, hazırlanan istatistiksel sonuçlara doğrultusunda, kalp rahatsızlıklarının hem kadın hem de erkeklerde ölümlere neden olduğu ve her yıl 610.000 kişinin – her 4 ölümden birinin –  kalp hastalıklarına bağlı gerçekleştiği sonucuna ulaşılmıştır. Ayrıca, her yıl yaklaşık 735.000 Amerikalının da kalp krizi geçirdiği yine bu veriler doğrultusunda ortaya çıkmaktadır.
Patates kizartması
İyi bir diyet,  daha fazla egzersiz ve en önemlisi de porsiyon kontrolünün olduğu, kapsamlı bir sağlıklı yaşam rutinin parçası olmalıdır. Bu durum, sadece ne yediğimizle değil, hangi yollarla kalori tükettiğimizle de ilişkilidir. Bu doğrultuda, ölçülü olmanın başarının anahtarı olduğu kanıtlanmıştır.
Hiç kimse süper derecede kısıtlı bir diyeti sürdüremez, çünkü beyin bir süre sonra bunu bırakmak isteyecektir. Bu tamamen kimyasal bir bağımlılık sürecini ifade eder. Bu yüzden, yasaklı yiyeceklerle ilgili kesin bir liste yoktur. Örneğin; kırmızı et yemek, her gün bunu devam ettirdiğiniz sürece yanlıştır. Minimal düzeyde işlenmiş, şekersiz ve az tuzlu gıdalara odaklanarak bir beslenme düzeni oluşturmak, bu noktada en iyi ve faydalı yol olacaktır.
Kardiyologların, kalp sağlığı üzerindeki etkileri ve zararlarını göz önünde bulundurarak, tüketiminden kaçındıkları ya da minimum düzeyde tüketilmesini tavsiye ettikleri bazı gıdalar bulunmaktadır.  Kalp sağlığının yanı sıra, genel vücut sağlığını da olumsuz yönde etkileyecek içeriklere sahip olan ve kalori düzeyleri bakımından kilo alma ve obeziteyi tetikleyen bu gıdalar şu şekilde sıralanmaktadır.


1) Şeker ve Şekerlemeler

Özellikle çok miktarda tüketilen rafine şeker vücut için büyük bir zehirdir. İnsülin direncine neden olan şekerlemeler, devamında kilo alımına ve zamanla obeziteye neden olur. Sonrasında ise kötü kolesterol yükselir. Kaslar haricide vücudun şekere ihtiyacı yoktur ve kaslar fazla şekeri depolayamaz. Bu doğrultuda şeker fazlası, vücut kütlesini arttıran yağ hücrelerinde depolanır.
Şekerli yiyecekler


2) Şekerli ve Gazlı İçecekler

Şekerli ve gazlı içecekler, hiçbir besin değeri içermeyen ve yoğun kalori içeren yararsız maddelerdir. Yanı sıra obezite oluşumunda payları bulunur. Diyet içecekler, normal olanlarına göre daha zararlıdır. Bu içecekler, insanı çeşitli yollardan yavaş yavaş öldüren maddelerdir.
Şekerli içecekler kola


3) Cips

Cipsler, ister kızartılmış isterse az yağlı ya da yağsız değerde olsun, kalori yüklü gıdalardır. Patates cipsleri, yağ ikamesi olan sentetik yağlar ile üretildiklerinden, yaşlanmayı hızlandıran gıdalar kategorisinde yer alır. Sentetik yağlar, normal yağ, kalori ve kolesterol içermeseler de, antioksidan özellikteki A, E, D ve K vitaminleri ile karoteonoidlere yapışarak, bu yararlı vitaminleri vücuttan dışarı atarlar.
Cips

Ufak Bir Hatırlatma

Obezite.com sitemizde, sadece sağlıklı yaşam için sağlıklı beslenme desteklenmektedir.

Güncel sağlıklı yaşam araştırmaları ve dünyanın en iyi tıp fakültesi olan Harvard Üniversitesi’nin obezite ile ilgili çalışmaları derlenerek sitemizde yayınlanmaktadır.

Sağlıklı yaşam sevdalıları için linklerini veriyoruz.

Harvard Obezite Serisi için tıklayınız…

Güncel sağlıklı yaşam araştırmaları için tıklayınız…

Lütfen sitemizdeki diğer yazıları da okuyun ve beğendiklerinizi sevdiklerinizle paylaşarak okutunuz.

Sağlıklı yaşam için çalışıyoruz…

Sağlığınıza
Obezite.com Ekibi

4) Kızarmış Yiyecekler
Kızarmış yiyeceklerle ilgili olumsuz pek çok görüş bulunmaktadır. Dr. Yancy’e göre kızarmış yiyecekleri yemek için herhangi bir sebep yoktur. Bu tür yiyeceklerin kardiyovasküler (kalp ve damar sistemi) açıdan hiçbir faydası bulunmamaktadır. Diğer yandan, aynı yağ ile ikinci defa kızartma yapılması durumunda, yağ içeriği kanserojen hale gelir ve bu besinlere de geçer. Yağ moleküllerinin yüksek sıcaklıkta patlaması sonucu serbest radikaller açığa çıkar. Kızarmış besinlerin içerisindeki trans yağlar, vücutta hasarlar oluşmasına neden olur. Kötü kolesterolün yükselmesine, arterlerin daralmasına ve sertleşmesine neden olurlar. Ek olarak, kötü besinlerle beslenme, tiroidin yeterli hormon üretimi konusundaki aktifliğini de olumsuz etkiler.
Kızarmış yiyecekler


5) Alkol Tüketimi

Alkol, çok fazla boş kalori ve şeker tüketiminden başka bir şey değildir. Alkol, kalp krizi ve inme riskini 5 kat arttıran atriyal fibrilasyonu (aritmiler) tetikler. Ayrıca, aşırı alkol tüketimi, karaciğerin kan pıhtılaşmasına yardımcı malzeme üretimini durdurarak, yine ciddi sağlık sorunlarına neden olur.Alkol tüketimi


6) Domuz Eti

Thomas Jefferson Üniversitesi Kardiyak Kateterizayon Laboratuvarı Eş Direktörü Dr. David Fischman domuz etinin içerisinde çok fazla yağ olduğunu belirtmiştir. Domuz etinin içerisindeki nitrit ve nitrat içerikleri, bu besinlerin rengini uzun süre muhafaza etmesin sağlarken, vücuda hiçbir faydası yoktur. Diğer yandan, bu nitrit ve nitratlar kanserojen maddeler olan nitrizominlere dönüşmektedir.
Domuz eti


7) Soğuk Kesim Ürünler (Sosis, Salam, Jambon)

Soğuk kesim ürünler, yine yüksek miktarda sodyum ve yağ içeriğine sahiptir. Dr. Fischman’a göre Türkiye’de bu ürünler daha az yağlı olmakla beraber, tuz oranı çok yüksektir. Bu nedenle, bu tür soğuk kesim ürünlerin fazla tüketimi hipertansiyona (yüksek tansiyon) ve kan damarlarının zarar görmesine ve beraberinde diğer ciddi sağlık sorunlarına da yol açmaktadır. (Dünya Sağlık Örgütü de bu tarz ürünlerin kanserojen olduğuna dair açıklamasını geçen aylarda yapmıştı.)
Sosis salam jambon


8) Sosisli Sandviç

Sosisli sandviç vb. gıdalar, çok yönlü işlenmiş olmaları ve aşırı tuz içermeleri açısından zararlıdır. Bu açıdan, Dr. Fischman bu tür yiyeceklerin hiç kimse için esas gıdalardan biri olmaması gerektiğini belirtmektedir.
Sosisli


9) Hazır Peynirler

kardiyologlarin_reddettigi_yiyecekler-1Peynir, yüksek kalorili bir besin maddesi olduğundan, çok fazla peynir tüketimini sağlık açısından faydalı değildir. Dr. Fischman bu konuda, peynir içeriği yüksek pizza için, bir akşam için telafi edilebilirken, her akşam yemenin sadece kalori almaktan başka bir şey olmadığını dile getirmiştir. Ortalama 6 – 9 gram arası bir peynir dilimi ortalama 100 kaloriye eşitken, aynı zamanda büyük çoğunluğu doymuş nitelikte yüksek miktarda yağ içerir. (Konuda bahsi geçen peynirler; krem peynir, light peynir, labne peynir gibi endüstriyel peynirlerdir. Doğal kaliteli peynirler, zengin protein kaynağı içerdiklerinden dolayı faydalıdır.)
Peynirler


10) Konserve Yiyecekler

Konserve yiyeceklerin tamamı, yiyecekleri korumak adına, yüksek oranda sodyum içerir. Bu nedenle, konserve gıdaların yerine, taze besinleri tüketmek gerekir. Uzmanlar, bu açıdan, ister organik, isterse inorganik olsun, taze meyve ve sebzeleri daha fazla tüketmenin vücut açısından çok daha faydalı olduğu görüşündedir.
Konserve yiyecekler


11) İşlenmiş ya da Dondurulmuş Gıdalar

İşlenmiş ya da dondurulmuş gıdalar, genel olarak kimyasallar, katkı maddeleri ve koruyucular içermesinden dolayı sağlıklı değildir. Taze gıdalar, daha fazla yapı taşı içeriği ile daha yüksek besin değerine sahiptir ve aynı zamanda daha düşük kalorilidir. İşlenmiş ya da dondurulmuş gıdalar ise çoğunlukla yapay tatlandırıcı ve kıvam artırıcılar içerir. Yanı sıra, bu gıdalar yüksek seviyede sodyum yüklemesi ile üretilirler.
İşlenmiş dondurulmuş besinler


12) Pişmiş Hazır Gıdalar

Pişmiş hazır gıdalar yüksek yağ ve şeker oranı beraberinde yüksek kalori içeren yiyeceklerdir. Hazır pişmiş gıdalarda, firmalar 0.5 gramı aşmayan trans yağları içerik listesinde belirtmediğinden, besinlerin gerek yağ değerlerini ta olarak görmek mümkün değildir. Bu nedenle, uzmanlar, bu tür gıdaları hidrojenize yağ yerine tereyağı kullanarak ve şeker miktarını azaltarak evde hazırlamanın daha doğru olacağını savunmaktadır.
Pişmiş hazır gıdalar


13) Mikrodalgada Pişirilen Hazır Yemekler

Mikrodalgada ısıtılan yiyecekler, kutulu hazır yiyecekler kategorisinde yer alır. Daha çok akşam yemeklerinde hızlı öğün olarak kullanılan bu hazır ürünler sağlık açısından herhangi bir fayda barındırmayan, tam tersine içerikleri ile zararı olan gıdalardır. Genel olarak, bu tür yiyecekler yine yüksek oranda sodyum katkısı beraberinde yüksek kalori içeriğine sahiptir.
Mikrodalga firin yiyecekleri


14) Dondurma

kardiyologlarin_reddettigi_yiyecekler-3
Kilolarından şikâyetçi olan pek çok kişi dondurma tüketimini sürdürmektedir. Oysa uzmanlar, dondurmanın yüksek kalori ve yağ içerdiğini ve bu doğrultuda yüksek kolesterolü tetiklediğini ortaya koymaktadır. Bu açıdan özellikle şişmanlıktan şikâyet eden kişilerin dondurma tüketiminden kaçınmaları gerekir.
Dondurma


15) Enerji İçecekleri

Enerji içecekleri de kardiyologların tüketimini onaylamadığı içecekler arasında yer alır. Enerji içeceklerinin özellikle alkolle karıştırılarak tüketilmemesini tavsiye eden uzmanlar, her iki durumda da bu içeceklerin kalori ve şeker yönünden çok yüksek değerlere shaip olduğunu söylemektedir. Ayrıca, enerji içecekleri yüksek miktarda kafein içermesi yönüyle de, yüksek kan basıncı ve kalp krizine yol açan en tehlikeli yasal içeceklerdir.
Kutu enerji içecekleri


Ufak bir rica: Eğer makaleden faydalandıysanız, sevdiklerinizin de faydalanması için lütfen paylaşınız. Sağlıklı yaşam için bir adım da siz atın. Şimdiden paylaşımınız için çok teşekkür ederiz.
Genel olarak kardiyologların tüketmedikleri, reddettikleri ürünlerin listesi bu şekilde. Bunun dışında kalan; taze ve doğal sebze, meyve, yumurta, baklagiller, kuruyemişler ve baklagiller gibi birçok besin maddesi doktorlar tarafından tüketilmektedir.
Kaynak: http://www.theactivetimes.com/

Kategoriler
Sağlıklı Yaşam Haberleri

Gazlı Şekerli İçeceklerin Zararları

Gazlı şekerli içeceklerin zararları nelerdir? Şekerli ya da soft içecek olarak adlandırılan gazlı içecekler, içerisinde yoğun miktarda, karbonatlı su, tatlandırıcı ve benzeri şeker türevleri ile koruyucular barındırırlar.
gazli_ve_sekerli_iceceklerin_zararlari-1
Soft olarak adlandırılmalarının nedeni, içeriklerinde alkol olmaması ya da alkol düzeylerinin %,’ ten az olması olsa da, genel itibariyle bakıldığında bu içecekler, içerdikleri maddelerle sağlık açısından alkollü içecekler kadar, hatta daha fazla zararlı etkiler göstermektedir. Yanı sıra, bu içeceklerin pek çok çeşidi bulunmakta olup, bu doğrultuda türlerine ve içeriklerine göre kafein, renklendirici ve koruyucu maddeleri yüksek oranda ihtiva edebilirler.

Şekerli / Gazlı İçecekleri Neden Tüketiyoruz?

gazli_ve_sekerli_iceceklerin_zararlari-4
Şekerli ve gazlı içeceklerin zararları gerek uzmanlar, gerekse beslenme otoriteleri tarafından ortaya koymakta olup, bu doğrultuda, bu ürünlerin zararlı olduğu pek çoğumuzun bildiği ve kabul ettiği bir gerçektir. Diğer yandan mevcut sek törel tüketim rakamları ve promotif kampanyaların sıklıkla medyada yer alıyor olması, zararlı olmalarına rağmen, bu içeceklerin tüketiminin üst seviye de olduğunu da gözler önüne sermektedir.
Böyle bir tablonun varlığında, şekerli ve gazlı içeceklerin neden tüketildiği ve onları vazgeçilmez kılan faktörleri değerlendirerek işe başlamak doğru olacaktır. İlk olarak, şekerli ve gazlı içeceklerin vücut ve metabolizma açısından doğrudan hiçbir faydası bulunmamaktadır.
Diğer bir ifadeyle, bu içecekleri tüketenlerin amacı sağlık açısından bir fayda sağlamak olamaz. Ortaya konan faktörler ışığında da görülen, zaten bu içeceklerin tüketiminde bir fayda beklenmediği olmuştur. Peki, şekerli ve gazlı içeceklerin tüketilme sebepleri nelerdir?

Tat Faktörü

Şekerli ve gazlı içecekler yüksek oranda şeker ya da tatlandırıcı madde içeren içeceklerdir.  Yanı sıra bu içeceklere ek tat veren çikolata ya da meyve aromaları, bu alamda bu ürünlere olan kitlenin giderek büyüyen bir hal almasını sağlamaktadır. Ayrıca, içerik aromaları, özellikle, çocuklar ve gençlerin hoşuna gidecek tadı sunduğundan, şekerli ve gazlı içecekler, bu yaş gurubu arasında popülerliğini korumaktadır.

Ulaşılabilir ve Pratik Oluşu

Gazlı ve şekerli içecekler, büyük bir sektör içerisinde üretilen içeceklerdir. Bu nedenle, hemen hemen her yerde satılırlar. Dolayısıyla ulaşılabilirliği kolay ürünlerdir. Yanı sıra bu içecekler, kutu ve benzeri kolay taşınabilir formları ile her yerde tüketilme kolaylığı sağlayan ürünler olduğundan, gerek işte, gerekse okulda ya da evde ilk akla gelen içecekler arasında yer alırlar.

Fiyat

Gazlı ve şekerli içeceklerin pek çoğu uygun fiyatlarla satılır. Bu anlamda, uygun fiyat bu içecekleri öne çıkan bir içecek alternatifi yapmaktadır. Ayrıca, bu ürünlerin uygun fiyatlı oluşu, her kesim ve bütçeden kişinin bu içeceklere yönelmesini de kolaylaştıran bir etken olarak karşımıza çıkar.

Alışkanlık ve Bağımlılık Hissi

gazli_ve_sekerli_iceceklerin_zararlari-2
Temelde içeriğinde bağımlık yapan bir madde olmadığı ileri sürülse de, gazlı ve şekerli içeceklerin pek çoğunun zaman içerisinde bağımlılık yarattığı düşünülmektedir. Özellikle kafein oranı yüksek içeceklerde, bu durum daha da sık görülür. Diğer yandan ortada herhangi bir bağımlık durumu söz konusu olmasa bile, tüketim alışkanlıkları ve belli bir grup içerisinde tüketildiği durumlarda sosyalleşme düşüncesi, bu ürünlerin tüketimini düzenli hale getirmektedir.

Medya ve Reklamların Etkisi

Gazlı içecek sektörü her geçen gün büyüyen üretimlerini tanıtmak için reklam çalışmalarını da bu yönde yoğun olarak yapmaktadır. Ünlü isimlerin kullanıldığı bu reklamlar, farklı kitleleri bu içeceklerin tüketimi konusunda teşvik eden ve bu doğrultuda tüketimi arttıran en önemli faktörler arasında yer alır.

Şekerli / Gazlı İçeceklerin Zararları

gazli_ve_sekerli_iceceklerin_zararlari-3
Şekerli ve gazlı içecekler vücudun çeşitli fonksiyonlarını ve işleyiş düzenini bozan içerikleri nedeniyle sağlık açısından pek çok zararın ortaya çıkışına neden olur. Gazlı içeceklerle ilgili görüşlerden biri, şeker içeriklerinin yüksek olması ve bu doğrultuda obeziteyi tetiklemeleri yönünde şekillenmektedir.
Yüksek şeker içeriğinin kan basıncını arttırması paralelinde, vücutta ortaya çıkan insülin direnci ile metabolizma hızının düşmesine neden olmaktadır. Bu durum ise yağ yakımını yavaşlatmakta ve artan kilo doğrultusunda obezite otaya çıkmaktadır.  Asit oranlarının yüksek olmasıyla da sindirim sistemi sorunlarının ortaya çıkışını tetikleyen bu içecekler, yine hazımsızlık ve şişkinlikler doğrultusunda sindirim güçleşmesine ve kilo alımını hızlandırmaya etken olmaktadır.
Diğer yandan, bu görüşün doğru olmadığı yönünde görüş bildiren bilim adamlarının sayısı da azımsanmayacak düzeyde olup, bu konu üzerindeki çalışmalar halen devam etmektedir. Obezitenin ana nedeninin gazlı içecekler olduğunu savunmak ebetteki asılsız bir yaklaşım olacaktır. Yine de obeziteye karşı savaşan bireylerin gazlı içecek tüketimini sınırlandırması, hatta mümkünse bırakması faydalı bir adım olacaktır.
Gazlı içeceklerin zararlarından biri de diyabettir. Burada, bu tür içeceklerin diyabete doğrudan bir etkisi olmasa da, obezite ile olan negatif ilişkisi doğrultusunda bir etki söz konusudur. Yanı sıra, vücudun insülin direnç artışının diyabeti büyük ölçüde tetiklemesi söz konusudur. Şekerli ve gazlı içeceklerin içerisinde bulunan aşırı şeker oranı, vücudun genel şeker dengesi alt üst ederek, diyabet hastalığının ortaya çıkışını hızlandırmaktadır.
Şekerli içeceklerin zararlı etkilerine maruz kalan organlardan biri de böbreklerdir. Oldukça asitli olan bu içecekler böbrek taşı oluşmasına neden olur. Ayrıca kronik böbrek rahatsızlıklarında da bu tarz içeceklerin etken olduğu yapılan araştırmalarda ortaya çıkan çarpıcı sonuçlar arasındadır. Ek olarak bu içeceklerde bulunan zararlı kimyasallar diş minesini zarar görmesine neden olur ve bu yönde diş aşınmaları ve diş çürümeleri ortaya çıkar. Kemik erimesi sebepleri arasında da yine bu içeceklerin büyük payı olduğu düşünülmektedir.

Şekerli ve Gazlı İçeceklerin Dolaylı Olumsuz Etkileri

gazli_ve_sekerli_iceceklerin_zararlari-5
Şekerli ve gazlı içeceklerin vücuda doğrudan verdiği zararların yanı sıra dolaylı olarak ta olumsuz etkileri olmaktadır. Bu etkiler henüz varlığı tam olarak ispatlanmamış ve geçerlilik kazanmamış olduğundan yan etkiler olarak nitelendirilmektedir.
Bu içecekler dâhilinde ortaya konan yan faktörlerden ilki yüksek kan basıncıdır. Vücut hücreleri glikozun yıkımını gerçekleştirecek özelliktedir. Früktoz ya da sükroz ise hücrelerde yıkımı daha zor olan ve daha fazla enerji harcanan şekerlerdir. Bu doğrultuda, gazlı içeceklerin içerisinde daha az maliyetli olması sebebiyle, glikoz yerine früktoz ya da sükroz kullanılması, kan basıncının artmasına neden olmaktadır. Diğer yandan yapılan bazı araştırmalar gazlı ve şekerli içeceklerin inme ve kalp krizi riskini arttırdığını ileri sürmekte olup, konuya ilişkin araştırmalar devam etmektedir.
Süregelen araştırmalar dâhilinde gazlı içeceklerin karaciğere doğrudan bir zararı olduğu kanıtlanmamışsa da, uzman görüşleri karaciğer hastalıklarına yakalanma riskini attırdığı yönünde etkileri olduğunu öne sürmektedir. Yüksek kafein değerleri ise bu içeceklerin tansiyon, uykusuzluk, sindirim ve boşaltım sistemi rahatsızlıklarına neden olduğu diğer görüler arasında yer alır.
Şekerli içeceklerin pek çoğunda hem maliyeti düşürmek, hem de daha fazla tat elde etmek için aspartam ve benzeri tatlandırıcılar kullanılır. Bu maddeler, vücut açısında zararlı toksinleri içermekte olup, bu anlamda vücudun pek çok fonksiyonunun çalışma düzenini olumsuz etkileyecek etkiye sahiptir. Diğer yandan susuzluğu giderdiği sloganıyla satılan pek ok gazlı içecek, ilk anda ferahlatıyor gibi görünse de aslında vücudun su kaybın hızlandırmakta ve hücrelerin su emilimini olumsuz etkilemektedir.

Şekerli ve Gazlı İçecek Endüstrisi ile İlgili Denetimlerin Rolü

gazli_ve_sekerli_iceceklerin_zararlari-6
Şekerli ve gazlı içecekler ile ilgili eskiden beri süregelen pek çok araştırma yapılmış olup, bu araştırmaların pek çoğu, bu tür içeceklerde var olan yüksek şeker oranı ve diğer katkı maddelerinin vücut açısından pek çok zararı olduğunu ortaya koymuştur.
Öyle ki, araştırmacı kurum ve kuruluşlar ile bilim adamları, bu içeceklerin özellikle çocukların ve gelişme çağındaki gençlerin hem fiziksel hem de zihinsel gelişimlerini tehdit edecek nitelikte olduğu konusunda da ortak bir görüşte birleşmektedir. Yanı sıra yine şekerli ve gazlı içeceklerin çocukluk ve genç ergen çağında görülen obezitenin de ana faktörlerinden birini oluşturduğu ortaya çıkan çarpıcı sonuçlar arasında yer almaktadır.
Şekerli ve gazlı içeceklerin vücutta neden olduğu zararlı etkiler doğrultusunda pek çok ülke çeşitli kısıtlamalar getirerek, bu içeceklerin tüketimini azaltma yönünde çalışmalar yapmaktadır. Bu kısıtlamaların temeli vergi ve fiyat belirlemesi yönünde seyreden hareketleri kapsar.
Yanı sıra belirli dönemlerde yapılan denetlemeler de sektöre yönelik iyileştirme ve kısıtlamalar içerisinde ahi edilebilir. Özellikle vergilerin arttırılması ile sektörün üretimlerini bu yönde değiştirmesi amaçlanmaktadır. Yine de günümüzde gözle görülür bir gerçek halinde ortada olan sonuçlar doğrultusunda, bu denetim ve vergilerin sektör açısından çok belirgin bir etki yaratmadığı yönünde olmaktadır.
Vücut işleyiş ve organlarına olan zararları göz önünde bulundurulduğunda, bu içeceklerin ne kadar tehlikeli olduğu görülse de, temelde bu İçeceklerin etkilerini bu kadar net ve bariz bir şekilde görmek mümkün değildir. Yine de, bu etkiler uzun vadede olumsuz etkilerini gösterecek olup, bu anlamda mümkün olduğunca tüketimlerinden kaçınmak daha doğru olacaktır.
Kaynak: http://www.huffingtonpost.com/