Kategoriler
Obezite Obezite Araştırmaları

Diyet Kısıtlaması (Açlık) Yaşam Süresini Arttırır

Önemli Noktalar

  • AMPK (AMP ile aktive protein kinaz) ve DR (Diyet Kısıtlaması), mitokondriyal ağ dengesini korur.
  • DR ve AMPK aracılığıyla uzun ömür için, mitokondriyal füzyon (kaynaşma) ve fisyon (parçalanma) gerekir.
  • Mitokondriyal dengeyi, yağ asidi oksidasyonu ile muhafaza etmek yaşam ömrünü uzatır.
  • Bu uzun ömür noktaları, mitokondri ve peroksizomlar arasında uyum gerektirir.

Araştırmanın Özeti
Kaynaşmış ve parçalanmış durumlar arasındaki mitokondriyal ağın yeniden şekillenmesi mitofajiyi, diğer organellerle etkileşimi ve metabolik esnekliği kolaylaştırır. Yaşlanma, mitokondriyal ağ dengesindeki bir kayıp ile ilişkilidir, ancak nedensel olarak bu değişiklikleri organizma yaşlanmasına bağlayan hücresel süreçler, belirsizliğini korumaya devam etmektedir.
Burada, AMP ile aktive protein kinaz (AMPK) ve diyet kısıtlamasının (DR), mitokondriyal ağ dengesini korumak ve yağ asit oksidasyonunu (FAO) artırmak için peroksizomlarla fonksiyonel koordinasyonu sağlamak suretiyle Nematod solucanlarının uzun ömürlü olduğunu gösteriyoruz.
Kaynaşma ve parçalanmayı engellemek, AMPK ve diyet kısıtlamasının aracılık ettiği uzun yaşam süresini özellikle engeller. Bununla birlikte, çarpıcı bir şekilde, füzyon ve fisyonun eşzamanlı engellenmesi yoluyla yaşlanma sırasında mitokondriyal ağ dengesini korumak, yaşam süresini uzatmak için yeterlidir; aralıklı oruç sayesinde uzun yaşam süresi için dinamik ağ yeniden modelleme (remodelling) gereklidir.
Son olarak, mitokondriyal ağ dengesini sürdürerek yaşam süresinin uzamasının FAO ve peroksizom fonksiyonunu gerektirdiğini gösteriyoruz. Bununla birlikte, bu veriler mitokondriyal dengeyi ve plastisiteyi (esneklik) teşvik eden mekanizmaların, sağlıklı yaşlanmayı teşvik etmeyi hedeflediğini göstermektedir.

Açlık ve etkileri
Açlık ve nematod solucanları

Anahtar Kelimeler
Mitokondriyal dinamikler, Diyet kısıtlaması, AMPK, Yaşlanma, Uzun ömür, Peroksizom, Yağ asit oksidasyonu, Aralıklı oruç
Kaynak:
http://www.cell.com/cell-metabolism/abstract/S1550-4131(17)30612-5

Kategoriler
Obezite Obezite Araştırmaları Obezite Haberleri

Obezite ve Kilo Artışı Ölüm Riskini Arttırıyor

Obezite ve kilo artışının birçok hastalığa yol açtığı ve buna bağlı olarak ölüm riskini artırdığı herkes tarafından bilinen bir gerçek. Bu gerçeği 16 yıl boyunca 225,000 kişiyle süren bir araştırma ışığında, obezitenin ölüm riskini hangi oranlarda artırdığı tespit edildi.

Araştırmada obezite ve aşırı kilonun; kalp hastalığı, kanser ve diğer çeşitli hastalıklardan dolayı ölüm riskini artırdığı sonucuna varıldı.
Yeni bir araştırmaya göre aşırı kilolu veya obez olan yetişkinlerde kalp hastalığı, kanser veya diğer hastalıklardan ölüm riski çok daha yüksektir. Ayrıca araştırmacılar, ölüm riskinin alınan aşırı kilo miktarı ile orantılı olarak arttığını tespit etti.
Çalışmada, Boston Üniversitesi Halk Sağlığı Okulu Küresel Sağlık Profesörü olan Stokes ve meslektaşları; 3 büyük çalışmada 225.000’den fazla katılımcının her birinin maksimum beden kütle indeksini (BKİ) yaklaşık 16 yıl boyunca ölçerek, onların kilo geçmişini izledi.
Araştırmacılar, anket yoluyla her iki yılda bir katılımcıların ağırlıklarını takip ederek, çalışma süresince eriştikleri en yüksek BKİ değerini ölçümleyerek, bu değerleri düşük kilolu (18.5 BKİ’den az), normal kilolu (18.5-25 BKİ), fazla kilolu ( 25-30 BKİ), obez (30-35 BKİ) ve morbid obez (35 BKİ’den büyük) olarak kategorize etmişlerdir.
Daha sonra katılımcıları, hangilerinin öldüğünü ve ölüm nedenlerini belirterek ortalama 12 yıl izlediler.
Araştırmacılar, bir kişinin ölme riskinin BKİ değerine göre arttığını bulmuşlardır: Aşırı kilolu kişiler için yüzde 10, obez için yüzde 34 ve morbid obez için yüzde 98 oranında bir risk artışı söz konusudur.
Aynı ölçek üzerinde;

Kalp hastalığından ölüm riski; aşırı kilolu kişiler için yüzde 23, obez kişiler için risk oranı yüzde 71 ve morbid obez için üç kat daha fazla…
Kanser hastalığından ölüm riski; yüzde 5 aşırı kilolular, yüzde 20 obezler ve morbid obezler için yüzde 50 artmış olarak bulunmuştur.
Çalışma kazanılan ek ağırlığın artmış ölüm riskini doğurduğunu ve diğer yandan kilo kaybının ekstra riski azaltıp azaltmayacağını söyleyemiyor. Stokes, “Bu gerçekten önemli bir soru ve gelecek araştırmalarda üzerinde durmayı amaçladığım bir soru.” dedi. “Bu yazıda kasıtlı ve kasıtsız zayıflama arasında bir ayrım yapmadık. Bu noktada aşırı kilolu ve obezite öyküsü olup olmadığını yaşam tarzı değişikliği ile kilo kaybettikten sonra bunu devam ettirip ettirmediğini söyleyemiyoruz.”
Çalışmanın kıdemli yazarı Andrew Stokes, sonuçların, obezitenin bazı insanların sağlığını koruyabileceği ve hatta hayatta kalma avantajı sağlayabileceği yönünde bir teori olan sözde “obezite paradoksu” kavramına darbe vurduğunu söyledi. (Bazı kesim, obezitenin insan sağlığını koruduğunu savunuyor. Bu çalışmayla, obezitenin bu insanların iddia ettiği gibi sağlığı koruyucu hiçbir etkisinin olmadığı ortaya çıktı.)
Stokes, “Kilo verme geçmişini değerlendirdikten sonra aşırı kilo ve obezite ile ölme riski arasındaki belirgin paradoksal ilişki tamamen ortadan kaldırıldı” dedi. Araştırmacılar, morbid obez olan insanların, normal ağırlığa sahip kişilere göre herhangi bir nedenle ölüm olasılığının 2 kat, kalp hastalığından ölüm riskinin 3 kat fazla, kanserden ölüm risklerinin ise yüzde 50 daha fazla olduğunu belirtti.
Stokes, obezite paradoksunu destekleyen sonuçlarla ilgili önceki çalışmaların, sadece katılımcıların BKİ değerinin belli bir zaman noktasında kontrol ettiğini ve kişinin gerçek aşırı kilosunu ömrü boyunca yansıtmayacak bir “anlık görüntü” olarak ürettiğini söyledi. Stokes, ayrıca “Bu durum, ölümcül bir hastalığa sahip birçok kişinin ölüm öncesi sıklıkla çok fazla kilo verdiğini düşündüğünüzde sonuçların önüne geçebilir” dedi.
Stokes, “Bazı insanlar kanser veya kalp rahatsızlığı gibi kronik bir hastalığın ortaya çıkmasına bağlı olarak istemsiz zayıflamaya sahiptirler. Bu çerçevede düşününce, normal kilo kategorisindeki bazı insanlar bir hastalık geliştiren ve ölüme giden yolda kilo veriyorlar. Bu ise bir önyargı olarak ortaya çıkıyor.”
“Fazla ağırlığın taşınmasının herhangi bir şekilde koruyucu olabileceğini düşünmek için biyolojik açıdan makul bir nedene sahip değiliz” diyen Kahan, ekstra kiloların vücutta stres yarattığını, buna karşın daha büyük yağ hücrelerinin zararlı inflamatuvar kimyasallar ve hormonlar ürettiğini belirtti. Aynı zamanda, Kahan, aşırı kilolu ve obez insanların kilo vererek,  sahip oldukları riskleri azaltabileceklerinin kanıtlanabileceğini düşünüyor.
Obezite Derneği sözcüsü Kahan, “Diğer birçok araştırma, orta seviyede kilo kaybının bile geniş kapsamlı sağlık sorunlarının iyileşmesine öncülük ettiğini göstermiştir” dedi.
Stokes da bu konuda aynı fikirde. “Bariatrik ameliyat denemelerinden, kilo kaybının hastalık ya da ölüm riskini azaltmada oldukça yararlı olduğuna dair güçlü kanıtlara sahibiz.”
Çalışma, İç Hastalıkları Yıllıkları’nın 3 Nisan sayısında yayınlandı.

Obezite.com ekibi olarak bizim de düşüncemiz, obezite ve aşırı kilonun hiçbir şekilde insan sağlığına olumlu bir katkısı olmadığı yönündedir. Obezitenin birçok hastalığa yol açtığı çoğu insan tarafından acı tecrübelerle öğrenilmiştir. Bunun yanında, kilo vermeye bağlı olarak ölüm dahil pek çok riskin azaltılabileceği ama en önemlisi yaşam konforunun artacağı konusunda hemfikiriz.

Kaynak:
https://consumer.healthday.com

Kategoriler
Harvard Obezite Serisi Obezite Obezite Araştırmaları

Obezitenin Maliyeti

Obezitenin maliyeti nedir? Obezitenin ekonomik maliyetleri nelerdir? Obezitenin ülke ekonomilerine verdiği zarar ne düzeydedir? Bu soruların cevabını aradığımız bir Harvard Üniversitesi yazısı…
Obezite, gerek psikolojik, gerekse fizyolojik fonksiyonları etkilemesi dolayısıyla, kişileri her anlamda olumsuz etkileyen bir rahatsızlık olarak tanımlanmaktadır. Sadece fiziksel görünümde yaşanan bir problem olmayan obeziteden korunmak amacıyla uygulanan süreç ve politikalar, oldukça kapsamlı olurken, tedavi aşaması da, yine ciddi bir performans ve müdahale gerektirmektedir.
obezitenin_ekonomik_maliyetleri-2
Obezitenin kişiler üzerindeki sağlık etkileri bu kadar önemli boyutta olurken, maliyet faktörü de göz ardı edilmemesi gereken bir durum olarak karşımıza çıkmaktadır. Obezite, kişisel ve ulusal düzeyde ekonomiye önemli ölçüde bir yük getirmekte ve bu yük hatırı sayılır derecede maliyetler doğurmaktadır. Peki, obezitenin ekonomik yönden getirdiği maliyetler ve yükler nelerdir?
Aşırı kilo birçok yönden sağlığa zarar vermektedir. Diyabet, kalp hastalıkları, osteoartrit ve eklem hastalıkları ve bazı kanser türlerinin oluşumu ve ilerlemesi ile ilgili riski artıran aşırı kilolu olma durumu, aynı zamanda, yaşam süresini de kısaltmaktadır. Diğer yandan, obezite ve obeziteye ilişkin durumların tedavisi, yıllık bazda, milyarca dolar maliyet getirmektedir.

Araştırmalar sonucu yapılan tahminlerden birine göre, Amerika’da 2005 yılında obezite ile ilişkili sağlık harcama maliyetleri için, daha önceki tahminlere göre,  ortalama 2 kat oranı ifade eden, 190 milyar dolar harcanmıştır.

Aşır kilo durumunun yarattığı bu ekonomik yükün büyüklüğü ve yüksek seviyedeki maliyetler, artan obezite eğilimi hakkında daha fazla duyarlı davranması gereken, topluluklar, eyaletler, ülkeler ve uluslararası örgütler arasında, global anlamda politik farkındalığının başlamasını sağlamaktadır.

Obezitenin Doğrudan ve Dolaylı Maliyetleri

obezitenin_ekonomik_maliyetleri-3
Obezite ve obezite ile ilgili durumların tedavisi ile ilgili iki tip maliyet karşımıza çıkmaktadır. Bu maliyetler doğrudan maliyetler ve dolaylı maliyetler olarak sınıflandırılmaktadır.

  1. Doğrudan maliyetler; ayakta tedavi ve yatarak tedavi (obezite cerrahisi operasyonları), laboratuvar ve radyolojik testler ile ilaç tedavisi sonucu ortaya çıkan maliyet kalemlerini kapsamaktadır.
  2. Dolaylı maliyetler ise; sağlık durumundan dolayı vazgeçilen kaynaklar olarak tanımlanan maliyetler olup, çeşitli kategoriler altında değerlendirilmektedir.

Kayıp İş Değeri

İşte kaybedilen her gün, hem çalışan açısından (kayıp ücretler) hem de işveren açısından (tamamlanmayan işler) maliyet getirmektedir. Obez çalışanlar kısa süreli devamsızlıklar, uzun süreli sakatlanmalar ya da erken ölümler nedeniyle, obez olmayan bireylere göre, iş yerinde daha fazla eksik gün oluşturmaktadır. Ayrıca bu kişiler, tam kapasitenin daha altında bir çalışma performansı sergileyebilmektedir. (Bu durum işte var olmama problemi olarak da bilinir)

Sigorta

İşverenler, obez çalışanları için, obez olmayan diğer çalışanlarına kıyasla daha fazla hayat sigortası primi ve tazminat ödemektedir.

Ücretler

Bazı araştırmalar, obezitenin daha düşük ücret ve daha düşük hane halkı geliri ile ilişkili olduğunu göstermektedir.
Kategoriler daha çok çeşitli şekillerde ortaya çıkabilmektedir. Bu doğrultuda, obezitenin dolaylı maliyetlerinin tanımlanması ve ölçülmesi, doğrudan maliyetlere göre, çok daha zor olmaktadır.

Obezite Maliyetlerinin Yükselen Trendi

obezitenin_ekonomik_maliyetleri-1
İlk olarak yapılan analizlerden birinde, Amerika’daki obezite ile ilişkili en yaygın 6 durum – tip 2 diyabet, yüksek kan basıncı, kardiyovasküler hastalıklar, safra kesesi hastalıkları, kolon kanseri ve menopoz sonrası meme kanseri- incelenmiş ve bu durumların obeziteye bağlı maliyet yüzdeleri tanımlanmıştır. 1986 yılında, obezitenin, bu tıbbi durumlarla ilişkili doğrudan ve dolaylı maliyetlerin %5,5 oranından – yaklaşık olarak 39 milyar dolar-  sorumlu olduğu tahmin edilmiştir.  Obezite kaynaklı tıbbi harcamalara (doğrudan maliyetler) ilişkin sonraki raporlarda, obezitenin yıllar içerisinde sabit bir artış gösterdiği ve bu doğrultuda salgının büyüdüğü ifade edilmiştir.
Finkelstein ve meslektaşları tarafından, Amerika Tıbbi Harcamalar Panel Araştırması verileri baz alınarak yapılan ve yaygın olarak kullanılan araştırma tahminleri doğrultusunda, obezitenin, 1998 yılında tıbbi maliyetlerin ortalama yüzde 6’sına karşılık yaklaşık 42 milyar dolar (2008 dolar değerine göre) bir tutardan sorumlu olduğu bulgusuna ulaşılmıştır. 2006 yılı ile birlikte, obezitenin tıbbi maliyet değerleri içerisindeki payı yüzde 10 seviyelerine – yılda ortalama 86 milyar dolar- yaklaşmıştır. Obezite ile ilgili durumlara yönelik harcamalar, yüzde 8,5 sağlık sigortası harcamaları, yüzde 11,8 oranında düşük gelir gurubuna ait sağlık gider fonu ve yüzde 12,9 oranında özel sağlık ödemeleri üzerinden hesaplanmıştır.
Obezite harcamalarına ilişkin bu kapsamlı tahmin ve değerlendirmeler, hapishane ve benzeri kuruluşlarda yaşayan ve genel nüfus içerisinde diğer bireylere göre daha sağlıksız olan kişileri kapsamadığı için, biraz zayıf kalmıştır. Bu durum doğrultusunda, Finkelstein ve arkadaşları tarafından hazırlanan Ulusal Sağlık Harcama Hesaplama veri tablosu ile 2006 yılında, obezitenin 147 milyar dolar sağlık bakım harcamasından sorumlu olduğu hesaplanmıştır.
obezitenin_ekonomik_maliyetleri-5
Son zamanlarda, Cawley ve Meyerhoefer, daha önce Finkelstein ve meslektaşlarının Ulusal Sağlık Harcama Hesaplamaları veri tablosunda belirttiği değerden daha yüksek bir ölçüm sunarak, 2005 yılında obezite için yapılan giderler, tıbbi harcamaların yüzde 21’lik kısmından – 190 milyar dolar- sorumlu olduğu tahminini ortaya koymuşlardır. Diğer yandan, Cawley ve Meyerhoefer, yine tahminleri oluştururken, Ulusal Sağlık Harcama Hesaplama verilerinden yararlanmıştır. Fakat onlar, maliyet hesaplaması sırasında, daha farklı ve potansiyel açıdan daha kesin bir yöntem olan, ölçümsel değişkenler varsayımını kullanmışlardır. Bu yöntem, obezite ve kronik hastalıklar arasında var olan iki yönlü ilişkiyi, olarak çocukların biyolojik vücut kitle indeksini, bireylerin vücut kütle indeksini çevreleyen bir değişken olarak kullanarak hesaplamaktadır.
Gelecek değerlendirmeleri doğrultusunda, araştırmacılar, eğer obezitenin kontrolsüz gelişimi devam ederse, 2030 yılında Amerika’da obezite ile ilgili yalnız tıbbi maliyetlerin yılda 48 ile 66 milyar dolara çıkacağını tahmin etmektedirler.
Amerika’dan daha düşük obezite oranlarına sahip ülkeler, sağlık harcamaları için daha küçük bir pay ayırmakta, fakat mevcut yük hala oldukça büyü bir seviyede kendini göstermektedir.

Kişi Bazında Obezite Maliyetlerinin Hesaplanması

obezitenin_ekonomik_maliyetleri-4
Bazı araştırmacılar, obezite maliyetlerini bireysel düzeyde değerlendirmektedir. 2006 yılında Finkelstein ve takım arkadaşları, obez bireylerin sağlık harcamalarının, normal kiloda olan bireylere göre, 1,429 dolar (%42 daha yüksek oranda) bir maliyet getirdiğini ortaya koymuşlardır. Aynı anda, Cawley ve Meyerhoefer ise obez bireylerin kişisel bazda sağlık harcamalarının, obez olmayanlara göre 2,741 dolar ( %150 daha fazla bir değerde) daha yüksek olduğu sonucunu çıkarmıştır.
Diğer yandan, Thompson ve meslektaşları, yaşam sürecinde her bir kişi için obezite maliyet değerleri, sigara içen bireylerle benzerlik göstermektedir. Orta yaş grubunda yer alan obez erkeklerde, obezite ile ilişkili 5 yaygın durumun (felç, koroner arter hastalığı, diyabet, hipertansiyon ve yüksek kolesterol) tedavisi sonucu ortaya çıkan maliyetler, normal kilodan yetişkinlere göre, kabaca 9000 le 17000 dolar daha fazla ölçülmektedir.

Obeziteden Kaynaklı Yüksek Maliyetleri Dengelemenin Anahtarı Önleyici Tedbirler

Obezite maliyetlerinin daha net bir şekilde anlaşılması, obezitenin önlenmesi ve tedavisi konusunda daha acil programların uygulanması ve teşvik edilmesini hızlandıracaktır. Her ne kadar, Amerika’da kadınlara yönelik hareketli yaşam projesiyle, obeziteyi önlemek adına bazı yatırımlarda bulunsa da, bu çabalar, nispeten küçük adımları temsil etmekte; bu doğrultuda, ilerisi için halk sağlığını korumada kullanılacak fonlar hala tehdit altında kalmaktadır. Doğru kararlar doğrultusunda bu girişimlerin yerel ve ulusal hükümet, sağlık kuruluşları, kar amacı gütmeyen kuruluşlar, gıda şirketleri, reklamcılar ve bireylerin istisnalar yerine kurallara uygun sağlıklı bir kiloya ulaşmak için verdikleri çabalarla uyumlu olması gerekmektedir.
Obezite.com’un obezitenin maliyeti konusundaki değerlendirmesi;

  • Türkiye’de obezitenin doğrudan maliyetlerini incelemek için herhangi bir çalışma yapılmamıştır.
  • Obezitenin doğrudan maliyetlerinden ziyade dolaylı maliyetleri daha büyük problem oluşturmaktadır.
  • Obeziteden kurtulmak için radikal politikalar üretilmesi gerekmektedir.

Kaynak: https://www.hsph.harvard.edu
Referanslar

  1. Cawley J, Meyerhoefer C. The medical care costs of obesity: an instrumental variables approach. ( Obezitenin Tıbbi maliyetleri: Ölçümsel Değişenler Yaklaşımı)  J Health Econ. 2012; 31:219-30.
  2. USDA Economic Research Service. Food Safety Glossary. Accessed January 25, 2012.
  3. Colditz GA. Economic costs of obesity. (Obeiztenin ekonomik maliyetleri)  Am J Clin Nutr. 1992; 55:503S–507S.
  4. Trogdon JG, Finkelstein EA, Hylands T, Dellea PS, Kamal-Bahl SJ. Indirect costs of obesity: a review of the current literature.( Obezitenin dolaylı maliyetleri: güncel literatür değerlendirmesi)  Obes Rev. 2008; 9:489-500.
  5. Colditz GW, Wang, YC. Economic costs of obesity. ( Obezitenin ekonomik maliyetleri) In: Hu F, Obesity Epidemiology. New York: Oxford University Press, Inc., 2008.
  6. Dor AF, Langwith C, Tan E. A heavy burden: The individual costs of being overweight and obese in the United States. / Ağır yük: Amerika’da aşırı kilolu ve obez olmanın bireysel maliyetleri) The George Washington University School of Public Health and Health Services Department of Health Policy, 2010.
  7. Finkelstein EA, Trogdon JG, Cohen JW, Dietz W. Annual medical spending attributable to obesity: payer- and service-specific estimates. (Obeziteye dayanan yıllık tıbbi harcamalar: Ödeyenler ve servisler- spesifik tahminler)  Health Aff (Millwood). 2009; 28:w822-31.
  8. Wang CY, McPherson K, Marsh T, Gortmaker S, Brown M. Health and economic burden of the projected obesity trends in the USA and the UK. (Amerika ve İngiltere’ de gözlenen obezite gelişiminin sağlık ve ekonomi üzerindeki yükü)  Lancet. 2011; 378:815-25.
  9. Withrow D, Alter DA. The economic burden of obesity worldwide: a systematic review of the direct costs of obesity. (Dünya çapında obezitenin ekonomik yükü: Doğrudan obezite maliyeleri hakkında sistematik araştırma) Obes Rev. 2010. DOI: 10.1111/j.1467-789X.2009.00712.x.
  10. Thompson D, Edelsberg J, Colditz GA, Bird AP, Oster G. Lifetime health and economic consequences of obesity. ( Obezitenin yaşam boyu sağlık ve ekonomik açıdan sonuçları) Arch Intern Med. 1999; 159:2177-83.