Harvard Üniversitesi profesörlerinin 1960 yılında 150,000 $ rüşvet alarak, yağları hedef tahtasına oturtması, şekerin zararlı etkilerini örtbas etme çalışması geçtiğimiz aylarda deşifre olmuştu.
Tam 56 yıldır; yağların kötü, şekerlerin iyi olduğuna inandırılmıştık.
Şeker ve şekerli ürünlerin obezite, diyabet, tansiyon, kanser, astım hastalıklarında oynadığı rol konusundaki çalışmalar tekrar gündeme gelmeye başladı. Buna kayıtsız kalamayan Dünya Sağlık Örgütü de, son yüzyılın en büyük kabusu olan şeker, şekerli gıdalar ve şekerin yol açtığı hastalıkları önlemek adına savaş açtı. İngiltere’nin en ünlü tıp dergilerinden The Lancet’in haberini sizler için derledik.
Dünya Sağlık Örgütü (WHO), 11 Eylül Dünya Obezite Günü’nde, şekere karşı açtığı savaşa dair çalışmalarını arttırdı. Bu doğrultuda, ilk olarak, meyve ve sebzelerle ilgili sübvansiyonları devreye koymak (sağlıklı ürünlerin üretilmesini desteklemek amaçlı olarak) ve özellikle belli şekerli içeceklerin de yer aldığı sağlıksız gıdalara yönelik vergileri artırmak konusunda hükümetlere çağrı yaptı.
Dünya Sağlık Örgütü tarafından sunulan bu tavsiye ve kurallar, dünya çapındaki uzmanların görüşleri ve sağlıklı bir beslenme düzeni geliştirmek ve sağlıksız gıdaların tüketiminden korunmak konusunda yapılan 11 sistematik araştırma doğrultusunda şekillendi.
Bu konuda ikincil hamle ise idari birimler dâhil, Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) genel merkezinde şekerli içeceklerin kaldırılması olarak gözlendi. (Değişime kendilerinden başlamaları, bu konuda ne kadar ciddi oldukları izlenimi veriyor.)
Su, çay, kahve, tatlandırıcı içermeyen süt tozu ve personelin işe getireceği şekerli içeceklere izin verildi. 11 Eylül 2016 Dünya Obezite Günü
İşyerlerinde, hükümet seviyesinde gerçekleştirilen mali politika hareketleri ve bireysel yönde yapılan yaptırımlar birbirinden çok farklı olmazken, bu yaptırımların birleştiği ortak nokta besin değeri içermeyen, obezite ve beraberinde diyabet ve diş çürümelerinde artışına neden olan ürünlerin tüketimlerinin azaltılmasıdır. Bu yaptırımlar, Dünya Sağlık Örgütü tarafından 2015 şeker raporunda yer alan ve şeker alımını azaltmak yönünde sunulan tavsiyeleri içermektedir. Çok yakın bir zamanda zararlı gıdaların üzerinde bu tarz uyarılar görmek mümkün olacak. Obezite, alerji, diyabet, diş çürükleri vs.
Dünya Sağlık Örgütünün bu yararlı çalışmaları, aşırı şeker tüketiminin negatif etkileri hakkında toplum bilincinin ve farkındalığının artmasını sağlarken, meyve suyu ya da çikolatalı süt gibi pek çok satılan üründe hangi tür şekerlerin sağlıklı olduğu konusunda da dikkatli olunmasına yardımcı olmuştur.
En önemlisi de, bu kurallar, hükümetin okullarda ve hastanelerdeki şekerli içecekleri kaldırması konusunda büyük oranda destekleyici ve teşvik edici rol üstlenmektedir. Yüksek oranda şeker, tuz ve yağ içeren besinlerin denetimi ve vergilendirilmesiyle sağlıksız tüketimin önüne geçilmesini ve vergi gelirleriyle şeker tüketiminin neden olacağı hastalıkları önleyici politikalar için kaynak sağlanmasına ortam hazırlamaktadır. Şeker zararlıdır!
Buradaki en temel sorun, etkilerin gözlenmesi olacaktır. Şekere yönelik vergilerin geçerliliği konusunda deneyim ve kanıtlar artış gösterirken, hastalıklara neden olan ürünlerin azaltılması ve sağlıklı bir yaşam rutinin desteklenmesi konusunda uygulanacak diğer ekonomik kararlar konusunda daha fazla delile ihtiyaç duyulmaktadır.
Yanı sıra, şeker yasaları henüz değerlendirme aşamasındadır. Bu noktada, Yeni Zelanda’da hastanelerdeki şekerli içeceklerin kaldırılması hastalar, tedarikçiler ve hükümet tarafından kabul görürken, sağlık yönünden etkileri bilinmemektedir.
Şekerle savaş, hayati bir anlam ifade ederken, sağlığı tehdit eden ürünlere karşı açılan büyük savaşın sadece bir parçasını oluşturmaktadır.
Sonuç olarak;
Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ)’nün alenen şekere karşı savaş açması bizi ziyadesiyle memnun etti.
Şeker ile mücadele etmek isteyen hükümetlere, yeni politikalar oluşturulması konusunda DSÖ’nün büyük katkısı olacaktır.
Sağlıklsız ürünlere obezite vergisinin gelmesi, uygulanabilecek bir öneri.
Sağlıksız ürünlere uyarı yazıları tüketimi azaltacaktır.
Şekerle savaşa, DSÖ’nün katılmış olması sağlıklı yaşam için atılmış çok büyük bir adım.
Şekere karşı mücadele artık daha net olacak ve ama şeker olmazsa vücudumuz enerjisini nereden alacak gibi basit cümleler kurulmayacak.
Sağlıklı ve sağlıksız şeker ayrımı daha net yapılacak. Ambalajlı ve unlu gıdalarla ilgili daha keskin sınırlar olacak.
Obezite.com sitesi olarak sağlıksız şekere karşı olan tavrımızı kuruluşumuzdan itibaren sürdürmekteyiz.
Son çalışmalar şekerin bir çok hastalığın altında yatan sebep olduğunu gösteriyor fakat küresel sermaye, gıda ve ilaç firmaları bunların gün yüzüne çıkmasına izin vermemekteydi.
Ufak bir rica: Şekerin, sağlıklı yaşamın en büyük düşmanı olduğu konusunda hem fikirsek ve makaleden faydalandıysanız, sevdiklerinizin de faydalanması için lütfen paylaşınız. Sağlıklı yaşam için bir adım da siz atın. Şimdiden paylaşımınız için çok teşekkür ederiz.
Obezite.com Ekibi
Yumurtanın sağlık açısından bir zararı olmadığı hatta faydalı olduğu ispatlandı. Bir başka deyişle, yumurta aklandı. Amerika’nın en büyük gazetelerinden olan Washington Post’ta yayınlanan bir makaleye göre, yumurta ile kolesterol yüksekliği arasında bir bağlantı tespit edilemedi. Böylelikle yumurta ve kolesterol ilişkisi, ayrıca yumurta kolesterolü artırır mı, kolesterol hastaları yumurta yiyebilir mi gibi sorular da yanıtını bulmuş oldu. Yeni diyet kılavuzlarında yumurtanın kolesterol yükselttiği uyarısı kaldırıldı.
Eski Görüş: Kolesterol alımı günlük 300 miligram ile sınırlandırılmalı Yeni Görüşü: Kolesterol alımında herhangi bir limit yok, fakat bu değişiklik sağlıklı beslenme alışkanlığı kazanma sürecinde, kolesterole yönelik yeme kalıplarının önemli olmadığı anlamına gelmez. Kişiler, düşük kolesterollü yiyecekler tüketmeyi tercih etmelidir.
1961’den bu yana Amerika’da var olan kolesterol uyarıları, yumurta gibi bazı besinlerin tüketim alışkanlıklarında değişikliklerin ortaya çıkmasına neden olmuştur. Fakat bu konudaki bilimsel düşünceler geliştirilmiş ve kolesterol ile ilgili yeni görüşler ortaya atılmıştır.
Günümüzde, beslenme uzmanları, sağlıklı yetişkinlerde yüksek kolesterole sahip gıda tüketiminin, kolesterol seviyesine ya da kalp krizi riskinin artışına önemli ölçüde bir etkisi olmadığını tespit ettiler. Diğer yandan diyabet gibi sağlık sorunları olan kişilerin, kolesterol yönünden zengin gıdalardan kaçınmaya devam etmesi gerekir.
Bu konuda, hükümetin kolesterole yönelik beslenme kuralları doğrultusunda duruşu, kolesterolü tek başına bir sorun olarak tanımlamayan diğer ülkelerle paralel bir şekilde aynı doğrultuda olmaktadır. Ancak, kandaki kötü kolesterol seviyesi hakkında yetkililer tarafından yapılan uyarıların, kalp krizi ile karıştırılmaması gerekir. Uzmanlar, kolesterol açısından daha önce tanımlanan sert sınırın kaldırılmasının, kolesterol yüklü gıdaları tüketmeye yönelik yeşil ışık yakmadığını vurgulamaktadır.
Kolesterol Oluşumunda Yumurta Masum
Geçmiş dönemlerde yumurtanın kolesterolü yükselttiği, bu nedenle mümkün olduğunca tüketiminden kaçınılması gerektiği savunulmuş, bu noktada kişiler bu besinin tüketimini büyük ölçüde azaltma yoluna gitmiştir.
Vücut yapısı ve kolesterol düzeyi üzerine yapılan araştırmalar sonucunda ise bu görüşün doğru olmadığı ortaya çıkmış olup, yumurtanın sanıldığının aksine kolesterol düzeyini yükseltmek ve buna bağlı hastalık oluşumunu tetiklemek gibi bir etkisi olmadığı belirlenmiştir.
Diğer yandan yüksek kolesterole sahip kişilerin yumurta tüketimini azaltmalarının kolesterolü düşürmeye etkisi olmadığı da yine araştırmalarla desteklenen bulgular arasında yer almaktadır.
Yumurta ve kolesterol ilişkisi doğrultusunda yapılan araştırmaları inceleyen bilim adamları, haftada 3 taneden fazla yumurta tüketiminin zararlı olduğuna dair yaygın yanlış kanının halen devam ettiğini gözlemlemiştir. Bu kanının, eski moda bir görüş olduğunu savunan uzmanlar, yumurtanın vücut açısından pek çok yararı olduğunu ve protein desteği sağladığını ifade etmişlerdir.
Yanı sıra kolesterol oluşumunda doymuş yağ tüketiminin sağlık risklerini ortaya çıkarmasının çok daha yüksek bir olasılık taşıdığı da, bilim adamları ve beslenme otoriteleri tarafından savunulan bir görüş haline gelmiştir. Bu anlamda, yumurta tüketiminin azaltılması değil, tam tersine doğanın sunduğu bu besleyici ve sağlıklı gıdanın sağlıklı beslenme düzenine mutlaka dâhil edilmesi vücudun doğru gelişimi açısından gerekli ve faydalı olacaktır.
Yüksek Kolesterolü Kontrol Altına Almak Mümkün
Kolesterol düzeyleri ile yapılan raporda, Amerikan Kardiyoloji Üniversitesi Başkanı Kim Allan Williams, bireylerin kolesterolü gıdalardan almaya gerek duymadığını, bu doğrultuda, sağlıklı yeme alışkanlıkları ile kolesterol ve doymuş yağ alımını mümkün olduğunca azaltmaları gerektiğini söylemektedir. William, Amerikalılara yönelik bu tavsiyelerin meyve, sebze ve tüm tahıllar gibi daha az işlenmiş gıda tüketiminin yapılması yönünde olduğunu ve bu yönde, şeker ve yağ tüketiminin daha doğal olarak yetiştirilmiş meyve, sebze ve tahıl ürünleriyle yer değiştirilmesi gerektiğini açıklamıştır.
Benzer şekilde, yüksek kolesterolün kontrolü noktasında İngiliz Kalp Vakfı uzmanları da yağ oranı yüksek et ürünleri, tam yağlı süt, kek, pasta vb. doymuş yağ açısından zengin içeriğe sahip yiyeceklerin tüketiminin azaltılmasını önermektedir.
Federal Hükümet tarafından yayımlanan ve her 5 yılda bir güncellenen Amerikalılar için etkili diyet kuralları arasında; doymuş yağlar, kırmızı et, kafein ve tuz bu konuda özellikle üzerinde durulan ve hassasiyet gösterilen gıdalar olmuştur.
Bu kurallar, okul öğle yemeklerinden, en çok satılan kitaplarda yer alan diyet listelerine kadar her yerde geçerli olurken, son yıllarda, bilim adamları bu tek kalıp kuralları sorgulamaya başlamıştır. Vücut gelişimi ve büyümesi üzerine yapılan bir araştırma, kişilerin genetik yapısı ve mikrobiyomlarınının (kişinin vücudu üzerinde ya da içinde yaşayan ve kişiye özgü organizmalar), yiyeceklerin vücudu nasıl etkileyeceği açısından kilit bir rol üstlendiği ve bu etkinin kişiden kişiye değişim gösterebileceği teorisini desteklemektedir. Bu çalışma, diyet konusunda, bazı bilim adamları tarafından beslenme biliminin geleceği olarak görülen daha kişiselleştirilmiş bir diyet yaklaşımını desteklemektedir. Yüksek kolesterolün en bilinen ve riskli etkilerinden birisi olarak görülen kalp hastalığı ve kalp krizi riskini azaltmak için sağlıklı ve düzenli bir beslenme planının olması gerekir. Diğer yandan bu sağlık sorunlarının sadece üçte biri kolesterol kaynaklı olarak ortaya çıkmaktadır. Sigara ve alkol tüketimi, obezite ve şişmanlık ve hareketsiz yaşam ise kalp üzerinde oldukça ciddi risklere neden olan faktörler arasında yer almaktadır. Kaynak: https://www.washingtonpost.com/
Harvard Üniversitesi Obeziteden Korunma Serisi içerisinde yayına aldığımız ilk makale “Alışkanlıklar ve Obezite” başlığı ile yayında. Obeziteden korunmak için hangi alışkanlıkları edinmeliyim? Sağlıklı yaşam için edinilmesi gereken alışkanlıklar nelerdir?
Obeziteden korunmak için edinilmesi gereken alışkanlıklar ve izlenmesi gereken politikalar nelerdir, hareketsizliği oluşturan çevresel bariyerler olarak anlandırılan bir takım engeller ve bu engelleri kaldırarak obeziteden kurtulmanın yollarını öğrenebilirsiniz.
Bisiklete binmek, merdiven çıkmak ya da parkta yürüyüş yapmak, fiziksel açıdan fayda sağlayan aktivitelerdir.
Araştırmalar, düzenli egzersiz yapan kişilerin daha sağlıklı, güçlü, akıllı ve fit olduğunu ortaya koymaktadır.
Peki, insanlar, neden fiziksel aktiviteleri günlük yaşamlarında bir alışkanlık haline getiremiyorlar? Bu noktada çevresel bariyer adı verilen ve kişinin ev, iş, aile ya da yaşadığı ortamın oluşturduğu bir etkiden söz etmek mümkün olmaktadır.
Yine, sosyal çevre ve bu çevreyle olan ilişkiler de çevresel bariyerler arasında yer alır. Bu doğrultuda, nerede yaşadığımız, çalıştığımız ya da ilişkilerimizin yoğunlukta olduğu çevre, hareketlilik düzeyimizin belirleyicisi olmaktadır.
Bu makalede fiziksel aktivite düzeyimizi etkileyen faktörleri, bu faktörlerin oluşma şekillerini ve obezite oluşumundaki rollerini özetlemeye çalışacağız.
Fiziksel Aktiviteleri Etkileyen Çevresel Faktörler
Fiziksel aktivite düzeni ve bireylerin bu yönde bir eğilime sahip olması bazı faktörler ışığında gerçekleşmektedir. Bu faktörlerin yanlış biçimlendirilmesi ise, günümüzün en büyük sorunlarından biri haline gelen hareketsizliği ve beraberinde obeziteyi ortaya çıkarmaktadır.
Aile
Fiziksel açıdan aktif bir yaşamın temelini aile oluşturur.
Araştırmalar, ebeveynlerin özellikle çocukluk ve ergenlik dönemindeki bireylerin davranışları açısından önem taşıyan cesaretlendirici ve teşvik edici bir rol model olduğunu ortaya koymaktadır.
Çocuklara spor ekipmanları almaktan, onları egzersize yönlendirmelerine kadar pek çok rolü üstlenecek olan ebeveynler, diğer yandan gelir durumlarına göre çeşitli aktivitelerle bu durumu geliştirmelidirler. Bu konuda, aile temelli egzersiz programları uygulansa da, bu programlar daha çok evdeki aktivitelerin yoğunlukta olduğu süreçler olduğundan, yönlendirme ve takip açısından, ailelerin bu konudaki desteği çok önem taşımaktadır.
Çalışma Ortamı ve İşe Gidiş Geliş
Kişilerin en çok zaman geçirdiği alanlardan biri de hiç kuşkusuz iş ortamıdır. Bu açıdan, iş ortamının fiziksel konumu ve çalışanlar arasındaki genel hareketlilik düzeyi de evrensel bariyerler arasında yer almaktadır. İş yerlerinde asansör yerine merdiven kullanan çalışanlar, daha üretken, aktif ve dikkat düzeyi yüksek olarak gözlemlenmiştir.
Yanı sıra, çalışanların birbirlerini aktivite yönünde desteklemesi de önemli bir adımdır. Spor salonuna beraber gidilmesi, merdiven kullanmak ya da gün içerisinde verilen küçük yürüyüş araları bile bu yönde olumlu bir davranış oluşturmayı sağlamaktadır.
Çalışılan iş ortamı kadar işin ev ortamına olan uzaklığı da fırsat olarak değerlendirilebilir. Yakındaki bir iş yerinde çalışılıyorsa, yürüyüş ya da bisiklete binerek hem ulaşım, hem de egzersiz yapmak mümkün olacaktır. Daha uzak bir mesafede oturan kişiler için, 1 – 2 durak atlayarak ek yürüyüş imkânı sağlamak da giderek hareketli bir yaşama doğru yol almaya yardım edecektir.
Okul ve Okula Gidiş Geliş
Okullar, iş yerlerine benzer şekilde çocuk ve gençlerin zamanlarının büyük bölümünü geçirdikleri mekânlardır. Diğer yandan, çocukluk döneminde kazanılan hareket alışkanlığının daha uzun süreli olduğu göz önünde bulundurulduğunda, okulda hareket eğiliminin kazandırılması, ileri vadede yararlar sağlamaktadır. Bu anlamda, okullarda belli ders programları dâhilinde öğrencilerin fiziksel aktivitelerde bulunması, bu doğrultuda, hareketlilik ve egzersizi bir yaşam biçimi haline getirmeleri konusunda teşvik edici bir etki sağlar.
Yanı sıra, doğru beslenme ve egzersiz, çocukların boy kilo ve zihin gelişimlerini de olumlu yönde etkilemektedir.
Okula gidiş gelişte yürüyüş, bisiklet gibi aktif yolculuk yapılması da hareketliliği sağlayacak öneriler arasında yer alır. Günümüzde okul çağındaki pek çok çocuk için toplu taşıma araçları ya da bireysel araçlarla ulaşım sağlanmakta olup, bu durum, çocukların hareket etmelerine karşı bir bariyer oluşturmaktadır.
Yaşanan Çevre
Yaşanan çevre, fiziksel aktivite düzeni ve sıklığı konusunda en fazla belirleyiciliği olan faktörlerden biridir. Bu yönde çevrenin konumu, lokasyonu ve aktivite yapabilmeye uygun alanları söz konusu olmaktadır. Diğer bir ifadeyle, yaşanılan çevrede fiziksel aktivite yapabilecek alanların olması ve bu çevrede yaşayan insanların bu yönde aktiviteler yapan kişilerden oluşması, kişinin bu yönde kendi kendini motive etmesine imkân tanır. Düşük ve orta gelirli kişiler genel olarak, yüksek gelirli kişilere göre daha kırsal alanlarda yaşamak zorunda olup, bu anlamda spor yapacakları merkezlere olan erişimleri daha kısıtlı olmaktadır. Bu doğrultuda, hareketsizlik oranı bu kesimde daha fazla olup, obezite oranı da bu yönde daha yüksek oranlarda görülmektedir. Diğer yandan, yaşadığı çevrede spor salonu olsa bile, belli bir ücret dâhilinde olması da, kişilerin pek çoğu için hareketsizlik bariyerini oluşturur. Yaşanan çevrenin koyduğu bariyerlerden biri de yürüyüş yapmaya elverişli alanların bulunmamasıdır. Genellikle site yaşamının fazlalaştığı günümüzde, kişilerin en kolay egzersiz olan yürüyüş dahi yapabilecek bir çevrede yaşamaması, hareketsiz yaşamı tetikleyen bir durumu ifade eder. Yanı sıra beraber yürüyüş ve diğer aktiviteleri yapabileceği kişilerle bir bağı olmayan ve komşuluk ilişkileri gelişmemiş bir çevre de yine kişileri hareketsizliğe itmektedir.
Çevre faktörü bariyerinin oluşmasında bir diğer etken de güvenlik konusudur. Tehlikelere açık ve güvenliği tam sağlanmamış bir çevrede kişiler mümkün olduğunca ev – iş dengesini sürdürmekte ve hareketsiz yaşamlarına devam etmektedir. Bu anlamda daha güvenli bir çevrede yaşayan bireyler arasında fiziksel aktivitelerin daha yaygın olduğu yapılan araştırmalarla desteklenmiştir.
Fiziksel Aktiviteleri Şekillendirecek Politikalar
Yeterli ve gerekli politikalar, çevre ve yaşam tarzını şekillendiren güçlü araçlardır. Toplum sağlığı araştırmacıları, bu anlamda, fiziksel aktiviteleri arttırma yönünde hangi politikaların ve geniş çaplı yatırımların yapılması gerektiği yönünde araştırmalar yapmaktadır.
Arazi Kullanım Projeleri
Amerika’da 20. yüzyılda ve 21. yüzyılın başlarında kenar mahallerin gelişimi açısından otoban ve benzeri yol çalışmaları için hükümet kredileri ve doğrudan sübvansiyonlar yönünde önemli politikalar kullanılmıştır. Yanı sıra, bölgelerin imar planları ile ilgili düzenlemeler doğrultusunda, alanların fiziksel aktiviteleri destekleyecek nitelikte orman alanlarına dönüştürülmesi üzerinde de önemli çalışmalar söz konusudur. Bu durum, geliştirilen politikalar beraberinde hem şehirsel bir görünüme imkân tanıyan konut ve alışveriş merkezi yerleşimlerinin; yürüyüş ve diğer egzersizlere imkân veren alanlarla bütünleşen fonksiyonel bir kullanım olanağı sunduğunu kanıtlamaktadır.
Toplu Ulaşıma Erişim
Özellikle düşük gelir gruplarında yer alan kişilerde, toplu taşıma araçlarına gidiş ve geliş süreçlerinde yapılan yürüyüş aktivitesi, hareketli bir yaşam tarzı için en önemli destekleyicilerden biridir. Bu noktada yürüyüşün obezite riskini önemli ölçüde düşürdüğü ortadayken araba yolculukları ters bir etkiye sahiptir.
Yapılan araştırmalar arabada geçirilen her saatin obezite riskini arttırdığını göstermektedir.
Bu nedenle, Hastalık Önleme ve Kontrol Merkezleri, kişilerin toplu taşıma araçlarına ulaşım sırasında yürüyüş yapmaya teşvik edilmelerinin obeziteyi önlemek adına önemli bir strateji olacağı yönünde tavsiyelerde bulunmaktadır.
Yaya ve Bisikletliler için Tasarlanacak Sokak Politikaları
Pek çok uzman tarafından gerek sağlıklı bir yaşam, gerekse obezitenin risklerinden korunmak için önerilen en etkin aktivite yürüyüş olmaktadır. Diğer yandan yürüyüş yapmak, farklı gelir gruplarını da bir arada toplayan, yapılabilirliği yüksek bir egzersiz türünü ifade eder.
Yanı sıra hem ulaşım, hem de egzersiz anlamında ihtiyaçları karşılayan bisiklet, aynı şekilde sağlıklı bir yaşam açısından önerilmektedir. Kişileri hareketli bir yaşam konusunda teşvik etmek, aynı zamanda da obezite oluşumu riskine karşı önlem almak için uygulanabilecek politikalardan biri de yaya ve bisikletlilerin kullanabileceği alanların oluşturulması olmalıdır.
Şehirleşmenin olumsuz etkileri ve bina ve otoyol kavramlarının çokça yer alması ile bu alanlara olan ihtiyaç daha da artmakta olup, bu açıdan, yürüyüş ve bisiklet parkurlarına yönelik oluşumlara ağırlık verilmelidir. Diğer yandan, bu tür alanların artışı ile toplu taşıma araçlarında hareketiz kalan bireylerin bisiklet ile gidiş gelişlerini gerçekleştirebilmeleri mümkün olacak ve daha hareketli bir birey topluluğu oluşabilecektir.
Aktif Yaşamı Destekleyecek Bir Çevre İnşa Etmek
Yaşadığımız çevre ve bu çevreye dair politikalar, günlük yaşantımızda nerede, nasıl ve ne zaman hareket edeceğimize dair pek çok konuda büyük bir etki oluşturur. Yanı sıra, aile, okul, iş ve arkadaş çevremizde, yine hareketliliği etkileyen faktörler arasında yer alır. Bu noktada, hareketli ve sağlıklı bir yaşam tarzı benimsemek için bu faktörleri ve etkilerini göz önünde bulundurmak ve her anlamda karşımıza çıkan fırsatları değerlendirmek gerekir. Bu durum, hem kısa hem de uzun vadede sağlıklı olmanın anahtarı olurken, aynı zamanda çağımızın en önemli sorunlarından biri olan obezite hastalığından korunmak açısından da çok önemli bir adım olacaktır.
Referanslar
Ding D, Sallis JF, Kerr J, Lee S, Rosenberg DE. Neighborhood environment and physical activity among youth, a review. (Gençler açısından yaşanan çevre ve fiziksel aktivite araştırması) Am J Prev Med. 2011;41:442-55.
Pucher J, Buehler R, Seinen M. Bicycling renaissance in North America? An update and re-appraisal of cycling trends and policies.Transportation Research Part A: Policy and Practice. (Bisiklete binme trendleri ve politikaları güncelleştirme ve yeniden değerlendirme. Ulaşım Araştırması Bölüm A: Politika ve Uygulamalar) 2011; 45:451–475
Papas MA, Alberg AJ, Ewing R, Helzlsouer KJ, Gary TL, Klassen AC. The built environment and obesity. (Yaşanan çevre ve obezite araştırması ) Epidemiol Rev. 2007;29:129-43.
Lovasi GS, Hutson MA, Guerra M, Neckerman KM. Built environments and obesity in disadvantaged populations. (Dezavantajlı toplumlarda yaşanan çevre ve obezite ) Epidemiol Rev. 2009;31:7-20.
Sallis JF, Glanz K. Physical activity and food environments: solutions to the obesity epidemic. (Beslenme ortamı ve fiziksel aktivite: obezite salgını için çözümler) Milbank Q. 2009;87:123-54.
Brownson RC, Chriqui JF, Burgeson CR, Fisher MC, Ness RB. Translating epidemiology into policy to prevent childhood obesity: the case for promoting physical activity in school settings. ( Çocukluk çağında obeziteyi önlemek için epidemolojinin politikalara dönüştürülmesi: okul ortamında fiziksel aktivitelerin ödüllendirilmesi durumu araştırması) Ann Epidemiol. 2010;20:436-44.
Eyler AA, Brownson RC, Donatelle RJ, King AC, Brown D, Sallis JF. Physical activity social support and middle- and older-aged minority women: results from a US survey. ( Orta ve ileri yaş azınlık kadınlar ve fiziksel aktivite sosyal desteği: US araştırma sonuçları ) Soc Sci Med. 1999;49:781-9.
Ferreira I, van der Horst K, Wendel-Vos W, Kremers S, van Lenthe FJ, Brug J. Environmental correlates of physical activity in youth—a review and update. ( Gençlerde fiziksel aktivite ve çevre ilişkisi – araştırma ve güncelleme ) Obes Rev. 2007;8:129-54.
Beets MW, Cardinal BJ, Alderman BL. Parental social support and the physical activity-related behaviors of youth: a review. (Ebeveyn sosyal desteği ve fiziksel aktivitenin gençlerin davranışlarıyla olan ilişkisi araştırması ) Health Educ Behav. 2010;37:621-44.
Cleland V, Timperio A, Salmon J, Hume C, Telford A, Crawford D. A longitudinal study of the family physical activity environment and physical activity among youth. (Aile içerisindeki fiziksel aktivite ortamı ve gençler arasındaki fiziksel aktivite ilişkisi üzerine geniş kapsamlı bir araştırma) Am J Health Promot. 2011;25:159-67.
van Sluijs EM, Kriemler S, McMinn AM. The effect of community and family interventions on young people’s physical activity levels: a review of reviews and updated systematic review. (Genç bireylerin fiziksel aktivite düzeyleri üzerindeki toplumsal ve ailevi müdahaleler: araştırma değerlendirmesi ve sistematik değerlendirmelerin eleştirileri) Br J Sports Med. 2011;45:914-22.
O’Connor TM, Jago R, Baranowski T. Engaging parents to increase youth physical activity a systematic review. (Gençlerin fiziksel aktivitelerini arttırmak için ebeveynlerle ilişkilerin sistematik araştırması ) (Am J Prev Med. 2009;37:141-9.
Schulte PA, Wagner GR, Ostry A, et al. Work, obesity, and occupational safety and health. (İş, obezite ve işle ilgili güvenlik ve sağlık) Am J Public Health. 2007;97:428-36.
Katz DL, O’Connell M, Yeh MC, et al. Public health strategies for preventing and controlling overweight and obesity in school and worksite settings: a report on recommendations of the Task Force on Community Preventive Services. (Okulda ve çalışma ortamlarında şişmanlık ve obeziteyi önlemek ve kontrol etmek adına toplumsal sağlık stratejileri: Toplumsal önleme servislerinin önerileri hakkında rapor) MMWR Recomm Rep. 2005;54:1-12.
Atkinson G, Fullick S, Grindey C, Maclaren D. Exercise, energy balance and the shift worker. (Egzersiz, enerji dengesi ve vardiyalı işçiler) Sports Med. 2008;38:671-85.
Zhao I, Bogossian F, Song S, Turner C. The Association Between Shift Work and Unhealthy Weight: A Cross-Sectional Analysis From the Nurses and Midwives’ e-Cohort Study. (Vardiyalı Çalışma ve Sağlıksız Kilo Arasındaki İlişki: Hemşire ve Ebe Topluluğuna Yönelik Kesitsel Analiz) J Occup Environ Med. 2011.
Meyer P, Kayser B, Kossovsky MP, et al. Stairs instead of elevators at workplace: cardioprotective effects of a pragmatic intervention. (İş yerinde asansör yerine merdiven: faydacı müdahalelerin kalbi korumaya yönelik etkileri) Eur J Cardiovasc Prev Rehabil. 2010;17:569-75.
Nicoll G, Zimring C. Effect of innovative building design on physical activity. (Yenilikçi bina tasarımlarının fiziksel aktivite üzerindeki etkisi) J Public Health Policy. 2009;30 Suppl 1:S111-23.
Soler RE, Leeks KD, Buchanan LR, Brownson RC, Heath GW, Hopkins DH. Point-of-decision prompts to increase stair use. A systematic review update. (Merdiven kullanımı arttırma noktasında teşvik kararları sistematik araştırması) Am J Prev Med. 2010;38:S292-300.
Herman CW, Musich S, Lu C, Sill S, Young JM, Edington DW. Effectiveness of an incentive-based online physical activity intervention on employee health status. (Teşvik bazlı online fiziksel aktivite müdahalelerinin çalışan sağlık durumu üzerindeki etkileri) J Occup Environ Med. 2006;48:889-95.
Anderson LM, Quinn TA, Glanz K, et al. The effectiveness of worksite nutrition and physical activity interventions for controlling employee overweight and obesity: a systematic review. (İşyerinde beslenme ve fiziksel aktivite müdahalelerinin çalışanlardaki şişmanlık ve obezitenin kontrolü üzerindeki etkileri) Am J Prev Med. 2009;37:340-57.
Barr-Anderson DJ, AuYoung M, Whitt-Glover MC, Glenn BA, Yancey AK. Integration of short bouts of physical activity into organizational routine, a systematic review of the literature. (Kısa süreli fiziksel aktivitelerin organizasyon rutinindeki tamamlayıcı etkisi hakkında sistematik literatür araştırması) Am J Prev Med. 2011;40:76-93.
Lachapelle U, Frank LD. Transit and health: mode of transport, employer-sponsored public transit pass programs, and physical activity. (Ulaşım ve sağlık: ulaşım şekli, çalışan destekli toplu taşıma geçiş programları ve fiziksel aktivite) J Public Health Policy. 2009;30 Suppl 1:S73-94.
Kaczynski AT, Bopp MJ, Wittman P. Association of workplace supports with active commuting. (Aktif işe gidiş geliş ve işyeri desteği ilişkisi) Prev Chronic Dis. 2010;7:A127.
Waters E, de Silva-Sanigorski A, Hall BJ, et al. Interventions for preventing obesity in children. (Çocuklarda obeziteyi önlemek için müdahaleler) Cochrane Database Syst Rev. 2011;12:CD001871.
Katz DL, O’Connell M, Njike VY, Yeh MC, Nawaz H. Strategies for the prevention and control of obesity in the school setting: systematic review and meta-analysis. (Okul ortamında obezitenin önlenmesi ve kontrolü için stratejiler hakkında meta analiz ve sistematik araştırma) Int J Obes (Lond). 2008;32:1780-9.
Farley TA, Meriwether RA, Baker ET, Watkins LT, Johnson CC, Webber LS. Safe play spaces to promote physical activity in inner-city children: results from a pilot study of an environmental intervention. (Şehir içinde çocukları fiziksel aktiviteye yönlendirmek için güvenli oyun alanları: çevresel müdahalelerle ilgili pilot araştırma sonuçları) Am J Public Health. 2007;97:1625-31.
McDonald NC, Brown AL, Marchetti LM, Pedroso MS. U.S. school travel, 2009 an assessment of trends.( Amerika okul yolculuğu, 2009 veri değerlendirmesi) Am J Prev Med. 2011;41:146-51.
Lubans DR, Boreham CA, Kelly P, Foster CE. The relationship between active travel to school and health-related fitness in children and adolescents: a systematic review. ( Çocuk ve ergenlerde okula aktif ulaşım ve sağlık amaçlı fitness aktiviteleri arasındaki ilişki hakkında sistematik araştırma) Int J Behav Nutr Phys Act. 2011;8:5.
Mendoza JA, Watson K, Nguyen N, Cerin E, Baranowski T, Nicklas TA. Active commuting to school and association with physical activity and adiposity among US youth. (Amerikada gençler arasında okula aktif gidiş gelişin fiziksel aktivite ve şişmanlık ile ilişkisi) Phys Act Health. 2011;8:488-95.
Ding D, Gebel K. Built environment, physical activity, and obesity: What have we learned from reviewing the literature? (Çevre, fiziksel aktivite ve obezite: Lieratür taramalarından neler öğrendik?) Health Place. 2011.
Hannon C, Cradock A, Gortmaker SL, et al. Play Across Boston: a community initiative to reduce disparities in access to after-school physical activity programs for inner-city youths. (Boston Genelinde Oyun Oynamak: Şehir içerisinde yaşayan gençlerin okul sonrası fiziksel aktivite programlarına erişimi konusundaki ayrımcılığı azaltmak için toplumsal girişimler) Prev Chronic Dis. 2006;3:A100.
Moore LV, Diez Roux AV, Evenson KR, McGinn AP, Brines SJ. Availability of recreational resources in minority and low socioeconomic status areas. (Azınlık ve düşük sosyoekonomik düzey alanlarda eğlence kaynaklarına erişim olanağı) Am J Prev Med. 2008;34:16-22.
Powell LM, Slater S, Chaloupka FJ, Harper D. Availability of physical activity-related facilities and neighborhood demographic and socioeconomic characteristics: a national study. (Yaşanna çevrenin demografik ve sosyo ekonomik özellikleri ile fiziksel aktiviteye yönelik faaliyetlerin ilişkili olma durumu hakkında ulusal araştırma) Am J Public Health. 2006;96:1676-80.
Feng J, Glass TA, Curriero FC, Stewart WF, Schwartz BS. The built environment and obesity: a systematic review of the epidemiologic evidence. Health Place. (Yaşanan çevre ve obezite hakkında epidemolojik kanıtlar ile ilgili sistematik araştırma) 2010;16:175-90.
Frank LD, Schmid TL, Sallis JF, Chapman J, Saelens BE. Linking objectively measured physical activity with objectively measured urban form: findings from SMARTRAQ. (Objektif ölçüm fiziksel aktivite ve şehir yaşamı bağlantısı) Am J Prev Med. 2005;28:117-25.
Berke EM, Koepsell TD, Moudon AV, Hoskins RE, Larson EB. Association of the built environment with physical activity and obesity in older persons. (Yaşlı bireylerde yaşanan çevrenin fiziksel aktivite ve obezite ile ilişkisi) Am J Public Health. 2007;97:486-92.
Ewing R, Schmid T, Killingsworth R, Zlot A, Raudenbush S. Relationship between urban sprawl and physical activity, obesity, and morbidity. (Kentsel dağılım, fiziksel aktivite obezite ve morbid obezite arasındaki ilişki) Am J Health Promot. 2003;18:47-57.
Li F, Harmer P, Cardinal BJ, et al. Built environment and 1-year change in weight and waist circumference in middle-aged and older adults: Portland Neighborhood Environment and Health Study. (Orta yaş ve ileri yaş grubundaki bireylerde yaşanan çevre ve ağırlık ve bel çevresindeki 1 yıllık değişim: Portland Mahalle, Çevre ve Sağlık Araştırması) Am J Epidemiol. 2009;169:401-8.
Rundle A, Roux AV, Free LM, Miller D, Neckerman KM, Weiss CC. The urban built environment and obesity in New York City: a multilevel analysis. (New York şehrinde şehir içi yaşanan çevre ve obezite hakkında çok yönlü araştırma) Am J Health Promot. 2007;21:326-34.
Lee IM, Ewing R, Sesso HD. The built environment and physical activity levels: the Harvard Alumni Health Study. (Yaşanan çevre ve fiziksel aktivite düzeyi hakkında araştırma) Am J Prev Med. 2009;37:293-8.
Dunton GF, Kaplan J, Wolch J, Jerrett M, Reynolds KD. Physical environmental correlates of childhood obesity: a systematic review. (Çocukluk çağı obezitesinde fiziksel çevre bağıntıları hakkında sistematik araştırma) Obes Rev. 2009;10:393-402.
Stark Casagrande S, Gittelsohn J, Zonderman AB, Evans MK, Gary-Webb TL. Association of walkability with obesity in Baltimore City, Maryland. (Maryland Baltimore şehrinde yürüyüş ve obezite arasındaki ilişki) Am J Public Health. 2010.
Carver A, Timperio A, Crawford D. Playing it safe: the influence of neighbourhood safety on children’s physical activity. A review.(Güvenli oyun: Çevre güvenliğinin çocukların fiziksel aktivitesi üzerindeki etkisi) Health Place. 2008;14:217-27.
Harrison RA, Gemmell I, Heller RF. The population effect of crime and neighbourhood on physical activity: an analysis of 15,461 adults. (Toplumsal suç ve çevrenin fiziksel aktivite üzerindeki etkisi) J Epidemiol Community Health. 2007;61:34-9.
Molnar BE, Gortmaker SL, Bull FC, Buka SL. Unsafe to play? Neighborhood disorder and lack of safety predict reduced physical activity among urban children and adolescents. (Oyun oynamak güvenli değil mi? Şehirde yaşayan çocuklar ve ergenler arasında fiziksel aktiviteyi azaltan çevre düzensizliği ve güven eksikliği) Am J Health Promot. 2004;18:378-86.
Fish JS, Ettner S, Ang A, Brown AF. Association of perceived neighborhood safety on body mass index. (Algılanan çevre güvenliği ve vücut kitle indeksi ilişkisi) Am J Public Health. 2010;100:2296-303.
Gomez JE, Johnson BA, Selva M, Sallis JF. Violent crime and outdoor physical activity among inner-city youth. (Şehir içinde gençler arasındaki açık hava fiziksel aktiviteleri ve suç oranı) Prev Med. 2004;39:876-81.
Brown HS, 3rd, Perez A, Mirchandani GG, Hoelscher DM, Kelder SH. Crime rates and sedentary behavior among 4th grade Texas school children. (Teksas’ ta 4. Sınıf öğrencileri arasındaki suç oranları ve yerleşik davranışlar) Int J Behav Nutr Phys Act. 2008;5:28.
Bennett GG, McNeill LH, Wolin KY, Duncan DT, Puleo E, Emmons KM. Safe to walk? Neighborhood safety and physical activity among public housing residents. (Yürüyüş güvenli mi? Çevre güvenliği ve toplu konut sakinleri arasında fiziksel aktivite) PLoS Med. 2007;4:1599-606; discussion 607.
Cradock AL, Kawachi I, Colditz GA, Gortmaker SL, Buka SL. Neighborhood social cohesion and youth participation in physical activity in Chicago. (Chicago’da yaşanan sosyal çevreye bağlılık ve gençlerin fiziksel aktiviteye katılımı) Soc Sci Med. 2009;68:427-35.
Lindstrom M, Hanson BS, Ostergren PO. Socioeconomic differences in leisure-time physical activity: the role of social participation and social capital in shaping health related behaviour. (Boş zaman fiziksel aktiviteleri ile ilgili sosyoekonomik farklılıklar: sosyal katılım ve gelirin sağlıkla ilgili davranışları şekillendirmedeki rolü) Soc Sci Med. 2001;52:441-51.
Saelens BE, Sallis JF, Frank LD. Environmental correlates of walking and cycling: findings from the transportation, urban design, and planning literatures. (Yürüyüş ve bisiklete binmenin çevresel bağıntıları: ulaşım, kentsel düzenleme ve planlama literatürü ile ilgili bulgular) Ann Behav Med. 2003;25:80-91.
Heath GW, Brownson RC, Kruger J, Miles R, Powell KE, Ramsey LT. The effectiveness of urban design and land use and transport policies and practicies to increase physical actvity: a systematic review. ( kentsel dizayn, alan kullanımı, ulaşım politika ve uygulamalarının fiziksel aktiviteyi arttırmaya etkisi: sistematik araştırma) Journal of Physical Activity and Health. 2006;3:S55-S76.
Hayden D. Building Suburbia: Green Fields and Urban Growth, (Kentsel Gelişim ve Yeşil Alanlar) 1820-2000. New York: Pantheon; 2003.
Durand CP, Andalib M, Dunton GF, Wolch J, Pentz MA. A systematic review of built environment factors related to physical activity and obesity risk: implications for smart growth urban planning. (Fiziksel aktivite ve obezite riski ile ilgili inşa edilen çevresel faktörler hakkında sistematik araştırma: kentsel planlama gelişimi doğrultusundaki etkileri) Obes Rev. 2011;12:e173-82.
Besser LM, Dannenberg AL. Walking to public transit: steps to help meet physical activity recommendations. (Toplu taşıma araçlarına yürüyüş: fiziksel aktiviteye yönelik önerileri karşılamaya yönelik adımlar) Am J Prev Med. 2005;29:273-80.
Pucher J, Buehler R, Merom D, Bauman A. Walking and cycling in the United States: evidence from the National Household Travel Surveys. (Amerika’da yürüyüş ve bisiklete binme: Ulusal Hanehalkı Seyahat Anketleri 2001-2009 verileri) Am J Public Health. 2011;101 Suppl 1:S310-7.
Frank LD, Andresen MA, Schmid TL. Obesity relationships with community design, physical activity, and time spent in cars. ( Toplumsal yapı, fiziksel aktivite ve arabada geçirilen zaman ile obezitenin ilişkisi) Am J Prev Med. 2004;27:87-96.
Khan LK, Sobush K, Keener D, et al. Recommended community strategies and measurements to prevent obesity in the United States. (Amerika’da obeziteyi önlemek için önerilen toplumsal stratejiler ve ölçütler) MMWR Recomm Rep. 2009;58:1-26.
Maibach E, Steg L, Anable J. Promoting physical activity and reducing climate change: opportunities to replace short car trips with active transportation. (Fiziksel aktiviteyi destelemek ve iklim değişikliğini azaltmak: Aktif ulaşım ile araç yolculuklarını azaltma fırsatları)Prev Med. 2009;49:326-7.
Woodcock J, Banister D, Edwards P, Prentice AM, Roberts I. Energy and transport. (Enerji ve Ulaşım) Lancet. 2007;370:1078-88.
Pucher J, Dijkstra L. Promoting safe walking and cycling to improve public health: lessons from The Netherlands and Germany. (Toplum sağlığını iyileştirmek açısından güvenli yürüyüş ve bisiklet alanlarının teşviki: Hollanda ve Almanya’dan örneklemeler) Am J Public Health. 2003;93:1509-16.
Pucher J, Dill J, Handy S. Infrastructure, programs, and policies to increase bicycling: an international review. (Bisiklet biniciliğini arttıran altyapı, program ve politikalar: uluslararası araştırma) Prev Med. 2010;50 Suppl 1:S106-25.
National Complete Streets Coalition. Complete Streets. Accessed January 30, 2012.
Lusk AC, Furth PG, Morency P, Miranda-Moreno LF, Willett WC, Dennerlein JT. Risk of injury for bicycling on cycle tracks versus in the street. ( Sokakta parkurlara kıyasla bisiklete binerken yaralanma riski) Inj Prev. 2011;17:131-5.
Centers for Disease Control and Prevention. Health Impact Assessment. (Sağlık Etki Değerlendirmesi) Accessed January 30, 2012.